eGeLi LoDoS

eGeLi LoDoS
@HuZuNKoVaNKuSu_
※Ya kuşlar duruyor da gökyüzü uçuyorsa ?
İki Kapılı Bir Han
Dünya gülümserken alın kaş çatar, bir eliyle bal tutup bir eliyle zehir katar. Eliyle damak tadı diye bal tattırır, sonraki kadehi zehir katıp sunar.
Sayfa 51 - KAPI YAYINLARI·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
◆ Ve ben onlara gelen mektupların zarflarına bakar bakmaz, gözlerim ken­diliğinden kapanıyor, etrafım değişiyor, kendim başka bir adam oluyordum. Kaçmak, her şeyi bırakıp gitmek!..
Sayfa 142 - Dergah Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
◆ Evet, azizim. Bu işin çıkarı yoktur! Gençlik harekete geçmeli! Bu şark fatalizminden kurtulmalı!
Sayfa 139 - Dergah Yayınları·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
◆ Sanki bir deniz altı kovuğunda yürüyormuşum gibi bir türlü kavrayamadığım fikirler, bilgi kırıntıları ayaklarıma dolaşıyor, her kımıldandıkça köksüz asabiyetler, süreksiz ümitler, yersiz inançlar çürümüş yosunlar gibi kollarıma ve vücuduma sarılıyor, beni daha derinlere doğru çekiyor, gözlerimi her açtıkça ucunu bucağını göremediğim heyula davalar yarı karanlıkta üzerime saldırıyorlar­dı. Sonra hepsi birden bir mürekkep balığı gibi kendi savurduk­ları dumanın içinde kayboluyor...
Sayfa 139 - Dergah Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
◆ Sanki çok tüylü, yumuşak bir yığın kol ve kanatlı, insanı adeta bitmez tükenmez gıdıklamalar, kısık gülüşler ve haz baygınlıkları içinde sömürüp tüketen bir hayvanın eline düşmüşüm gibi bu manasız aleme gömüldüm. Hiçbir şeyin birbirini tutmadığı ve her şeyin en şaşırtıcı şekilde birbirine bağlı olduğu bir dünyada, bilme­diğimiz bir yerde kopan bir fırtınanın getirdiği enkazdan yapılmış bir panayırda imişim gibi yaşamağa başladım. Bu fırtına nerede kopmuştu? Hangi tuhaf ve zıtlarla dolu alemleri yağma etmiş, yahut nasıl karmakarışık bir armadayı didik didik böyle savuştur­muş ki bize kadar getirip önümüze yığdığı şeylerin hiçbirini asıl kendi çehrelerinde tanımamıza imkan yoktu. Her şey bir hokkabaz şapkasından çıkar gibi birbirinin peşinden, birbirine takılı geliyor­du. Bu yaşanırken çok rahat, sonradan üzerinde düşünülünce bir kabus gibi sıkıcı bir şeydi.
Sayfa 138 - Dergah Yayınları·Kitabı okuyor
1000Kitap