Hulusi

Hulusi
@Hulusi_
"Deeeert çok, hem dert yok» Yüreklerin kulakları sağır... Hava kurşun gibi ağır..."
CEMİL MERİÇ / BU ÜLKE, SAĞ İLE SOL
Mefhumların kâh gülünç, kâh korkunç maskelerle raksa çıktığı bir karnaval balosu, fikir hayatımız. Tanımıyoruz onları, nereden geliyorlar bilen yok. Firavunlara benziyorlar, kalabalığa çehrelerini göstermeyen firavunlara.  Ve Aydınlarımız, o meçhul heyûlâlar için ehramlara taş taşıyan birer köle. Kavga, insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında. Rüyaları o bayraklaştırıyor. Yığınlar onun için yaşıyor, onun için dövüşüyor, onun için ölüyorlar. Mukaddeslerin rengine bürünen bir bukalemun kelime, semâvî kitapların şeytanı. Ve en tehlikelileri, toprağımızda doğmayanlar. Sol-sağ… Çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit... Toplum yapımızla herhangi bir ilgisi olmayan iki yabancı… Sol’un halk vicdanında yarattığı tedailer: casusluk, darağaçları, Moskova; sağ’ın müphem, sevimsiz, sinsi bir iki hayal. Hıristiyan Avrupa’nın bu habis kelimelerinden bize ne? Bu maskeli haydutları hafızalarımızdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu… Cemil Meriç / Bu Ülke
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İstanbul türküsü
"İstanbul'da Boğaziçi'nde,  Bir fakir Orhan Veli'yim;  Veli'nin oğluyum,  Tarifsiz kederler içinde.  Urumelihisarı'na oturmuşum;  Oturmuş da bir türkü tutturmuşum: "İstanbul'un mermer taşları;  Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;  Gözlerimden boşanır hicran yaşları;  Edalım,  Senin yüzünden bu halim." 
Sayfa 49 - Yapı Kredi Yayınları
Şiir