İnsan bir şeye inandığında onu yaşaması da gerekiyor sanırım. İnandığı için bir şeyler yaptığında kendini hafiflemiş hissediyor. Yoksa sadece kuru bir “inandım“ demek bir mana taşımıyor. Hatta yük oluyor bu cümle, insan onu taşıyor. Kendinden daha ağır oluyor.
“İnsanın en büyük düşmanı kimdir?” dedim.
“Şeytan mıdır?“ dedi.
“Hayır” dedim, “insanın en büyük düşmanı kendisidir. Kendini yenebilen şeytanı da yenebilir. Zira asıl düşman seni en iyi tanıyandır dediydim ya. İnsanı en iyi kendi tanır ve en büyük yalanları da kendine söyler durur. Daha da kötüsü inanır o yalanlara. İşte onunla yani kendiyle bir savaş meydanına çıkanlar vardır. Kendiyle savaşan insanlar vardır, kendisiyle savaşa tutuşan ve kendini yenmeye çalışan adamlar.”
“İnsan sadece göründüğü kadar değildir evlat” dedim.