Gâzi ilham alıyor diyorlar. Dâhidir diyorlar.
Dâhi bildiğimiz bir türlü olurdu. Meğerse, bir şahısta birçok dâhilik oluyormuş. Herife diyorlar; Sen askerlik dâhisisin, ziraat dâhisisin, idare dâhisisin, siyaset dâhisisin, teceddüd dâhisi, inkılâp dâhisi, ilh... Ucu bucağı yok. Hayret!.. Bir yaşımıza daha girdik. Mustafa Kemal, kendiside nutuklarında: İlham alıyorum diyor. Demek bu adam megalomanide müthiş ilerlemiş
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ömer Bin Abdülaziz sâde bir insan gibi yaşamayı tercih ederek saltanat ve ihtişam eseri olarak ne varsa lağvetti. Bütün malını, Beytü'l-mâl' e bağışladı. O derecede ki, karısı Fâtıma'ya babasının hediyesi olan mücevherleri bile hazineye hibe ettirdi. O'nu ya bu mücevherlerden veyahud da kendisinden vazgeçmek mecburiyeti ile karşı karşıya bıraktı.
Bu hakikate binaen sabittir ki kevn ü vücudda müessir-i hakiki ancak kudreti gayr-ı mütenahî bir Hâlık-ı Kadîr'dir. Esbab ise bahanelerdir, vesait de perdelerdir. Havas ve hâsiyetler dahi kudretin tecelliyatına ve lem'alarına isim ve unvanlardır.