Aslında soğuk, gök gürültülü ve mütemâdiyen çiseleyen İngiliz ikliminin adamıyım. Evet bu cümle beni tanımlıyor. Her daim azda olsa yağmalı.
Sabahattin Ali aşığı.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka hayatlarında var olduğunu, benim bir de ruhumun bulunduğunu öğrettin…
“Bu eksik sana değil, bana ait. Bende inanmak noksanmış. Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum. Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. Ama şimdi inanıyorum. Sen beni inandırdın. Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum”