Elhasıl: Zerre, o müddeîyi küreyvat-ı hamraya havale eder. Küreyvat-ı hamra onu hüceyreye, hüceyre dahi beden-i insana, beden-i insan ise nev'-i insana, nev'-i insan onu zîhayat enva'ından dokunan arzın gömleğine, arzın gömleği dahi küre-i arza, küre-i arz onu güneşe, güneş ise bütün yıldızlara havale eder. Herbiri der: "Git, benden yukarıdakini zabtedebilirsen sonra gel benim zabtıma çalış. Eğer onu mağlub etmezsen, beni ele geçiremezsin."
Demek, bütün yıldızlara sözünü geçiremiyen, bir tek zerreye rububiyetini dinletemez.}
Kalbinin konuşacak hali mi var?
Kopmaktan korkuyorsun; yapıştığı kayadan kopmak istemeyen midyenin korkusu, mahallesinden ayrılınca kuyruğunu bacakları arasına alan köpeğin korkusu...
Ama yaşamak kopmak demek, doğum bir kopuş, bir parçalanış...