Emir Bozkurt

Emir Bozkurt
@HyperActivS
yazmakla ilgili denemelerimi okumak için; medium.com/@emirbozkurttt/... hikâyelerimi okumak için; medium.com/@emirbozkurttt/... şiirlerim için; antoloji.com/m/uyeler/emir-b...
Istanbul
44 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Gün Olur Asra Bedel
Puan vermedi
Gün Olur Asra Bedel, Cengiz Aytmatov tarafından yazılmış, gelenek ile modernleşmenin sentezlenerek okura sunulduğu romandır. Kitaptaki olayın geçtiği zamanda, yüzyıllık geleneklerin hiçe sayılmasına eleştiri olarak kitaba bu ad verilmiştir. Kitabın adı iğneleme sanatından faydalanarak konulmuş, bize geçmişin de en az günümüz ve gelecek kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu kısımdan sonrası spoiler içerir! Kazangap`ın öldüğü gün uzaya roket fırlatılması ve kozmonotların galaksi dışı gezegendekilerle irtibata geçmesi, yazarın geleneklerin (bu kitapta merhumu gömme merasimi) de en az teknoloji kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştığı romanında kullandığı aynı anda gerçekleşen bazı uç olaylardandır. Kitabın adı, eleştirmenlerin ve okuyucuların çok değindiği bir konu olmuş ve neredeyse hepsi kitaba bir ad önermesi yapmaktan çekinmemişlerdir. Ben de bu geleneği devam ettirerek kitabın adını gayet beğenmekle birlikte, kitabın adı “Mankurt” da olabilirmiş diye düşünmekteyim. Literatüre Aytmatov tarafından kazandırılan bu kavram, ayrıca onun roman anlayışı tek kelimeyle özetlenmek istenilirse söylenecek kelimedir. Aytmatov’un diğer kitaplarını da incelediğinizde, baskın olan temanın bozulma olduğunu fark edersiniz. Onun romanlarında, ilk sayfalarda mükemmel betimlemelerle zihinlerimizde yarattığı güzel manzaranın sonraki sayfalarda bozulmasına tanık olurken çoğu zaman gözyaşlarımıza engel olamayız. Yazarın yoğun araştırmalar sonucu ortaya koyduğu bu eseri, diğer romanlarından farklı olarak çok geniş zamanda ve mekânda geçiyor. Geçmişe daha çok atıf yapılıyor ve diğer eserlerinde daha az baskın olan mankurtlaşma kavramı, bu romanda kimlik kazanarak okuyucuyu geleneğin kaybolması gerçeğiyle yüzleştiriyor. Bu yüzden kitaba alternatif ad önerme hakkımı ben mankurttan yana
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Cadı Kazanı ve Komünist Avı
Puan vermedi·144 syf.·
2019 1. kitabı
Cadı Kazanı (The Crucible), Arthur Miller tarafından yazılmış bir tiyatro oyunudur. Yazıldığı dönemde yaşanan olayları, oyun yazarlarının sıklıkla başvurduğu yöntemi kullanarak geçmişte yaşanmış bir olayla benzerliğini aktararak eleştiren bir eserdir. Yazıldığı dönem olan 1950’ler Soğuk Savaş`ın ilk yıllarıydı. Amerikan Senatörü John McCarthy`nin emriyle bu yıllarda ortaya çıkan tatbikatlar ve soruşturmalar özellikle Amerikan karşıtı politika izleyen aydınlar üzerine sistemli olarak sürdürülüyordu. Komünizmle bir şekilde ilgisi olan ya da olabilecek olan aydınlar takibe alınmıştı. FBI’ın arananlar listesinde olan Miller, bu baskıyı en şiddetli olarak hissedenlerdendi. O yıllarda Amerikan toplumunun yerleşik değerlerine ve buna bağlı olarak kapitalizme ve kurumsal yapısına karşı tepkiler, Amerikan yönetimi tarafından dinsizlik, ahlaksızlık, vatan hainliği olarak nitelendiriliyordu. Buradan sonraki kısım spoiler içerir! Kitap bir oda tasviriyle başlar. Bu odadaki yatakta adı Betty olan bir kız baygın şekilde yatmaktadır ve yanındaki rahip olan babası ne yapacağını kara kara düşünmektedir. Kızın bayılmasının sebebi, önceki günün akşamında Reverend Parris`in (rahip) Betty ve birkaç kızı daha ormanlık alanda bir ateşin çevresinde dans ederken yakalamasıdır. Ne kadar diğer kızlar ruh çağırmadığını sadece dans ettiklerini iddia etseler de Reverend Parris kızının bu duruma düşmesinden dolayı olayın arkasında başka bir şey olduğunu düşünmektedir. Kendi evinden 3 kişinin bu ayin sırasında orada bulunmasından dolayı işini kaybetme korkusundan olayın duyulmasını istemediğinden kızını doktora bile götürmemiştir. Fakat Bay Putnam`ın (aynı kentte yaşayan bir toprak sahibi) kızının da aynı şekilde yatağa düşmesi, kulaktan kulağa bu olayın duyulmasının ardından olay daha fazla
1000Kitap
Cadı KazanıArthur Miller · Mitos Boyut Yayınevi · 2011569 okunma
Orhan Kemal'in Hikayelerinde Ekmek Kavgası
Puan vermedi
Önce ekmek” sözü, para akışının yön verdiği çağımızda, dünya nüfusunun çoğunluğunun temel kaygısını ifade ediyor. Şüphesiz ki Orhan Kemal’in de temel kaygısı bu oldu. Orhan Kemal'in eserlerinde, çok kere “önce ekmek” sözü ile karşılaşılır. “Önce ekmek” diyerek hayallerini bırakan nice insanlar vardır hayatta, Orhan Kemal’in kahramanları da onlardır. Ama Orhan Kemal yine de umutludur, hep bir açık kapı bırakmıştır hikaye ve romanlarında. Onun kahramanları, fakirliği kabullenmiş değillerdir. Kemalettin Tuğcu'nun karakterleri gibi fakirlikte anlam aramazlar . K. Tuğcu karakteri: "Üzülme anne, Allah bizi fakir düşürdüyse, bu bir bakıma benim hakkımda hayırlı olacaktır." der ama Orhan Kemal'in karakteri Cevdet'in annesiyle diyaloğu şu şekildedir: “Allah alnımıza bu kaderi yazmış ...” "Niye yazmış anne?" "Onu biz bilemeyiz ... " "Allah nerede yazar anne?" "Onu da bilemeyiz." "Yazmasa olmaz mı?" Bereketli Topraklar Üzerinde'ki karakter de: "Bu Allah da hep onların Allahı mıdır nedir? Fakir fukaraya garaz tekmil." diye fakirliği sorgular. Orhan Kemal aç karnına haysiyetten söz etmenin, tok karnına söz etmek kadar kolay olmadığını, insanın aynı anda hem karnının aç hem başının dik olmasının imkansız değil, ama zor olduğunu, adına "geçim dünyası" denen dünyada insanların karın tokluğunu başın dikliğine tercih edebileceğini anlatır. Onun hikayelerindeki mottosu ve bu hikaye kitabının adı bu yüzden Önce Ekmek`tir. Bunu "Üçüncü" isimli öyküsünde, genç bir erkeğin; yokluktan, evde yakacak kömürü ve yiyecek yemeği olmadığından, bir kış gecesinde, “Bu saatte orada soba harıl harıl yanar.” diyerek hapishanede olmaya imrendiğinde çok net hissederiz. Onun öyküleriyle romanlarında sonunda her şey gelip ekmek kavgasına, geçim derdine, yoksullukla baş etmeye dayanmasının nedenini bir
Edebiyat
Önce EkmekOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20242,040 okunma
Dopdolu olacak yaşamın bütün boşa çıkan beklentileri, hedefleri, amaçlarıyla boşa çıkan umutlarıyla — bomboş olacak yaşaman; boş— ve bütün bunlarla, dopdolu...
Yaşam (ki)
Yaşamın, yapman gerekenleri yapabilmen için, boyuna, yapmaman gerekenleri yapman olacak. Yaşamın, hep, yapman gerekenleri yapabileceğin zamanları özlemen olacak. Yaşamın, yapman gerekenleri hiç yapamaman olacak. Yaşamın, yapılamayan olarak kalacak. De ki İşte