2.Barbarella

2.Barbarella
@IIBarbarella
Kitaplardan kendime notlar
İstanbul Üniversitesi
1997
195 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
Geçmiş başka bir ülkedir
Nostaljik anlatı esasen geçmişle bugün mukayesesinden güç alan ve geçmişe bir masumiyet perdesi inşa eden bir kalıptır ve bu mekanizma karşımıza burada da çıkar. Bununla beraber kesinlikle "geçmiş başka bir ülkedir" ve tüm bu güç ilişkilerine karşın mahalli dinamiklerin organik gücünün karşı-ağırlığı da atlanamaz.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rıza Yıldırım Anadolu'da çözülmüş haldeki "geleneksel Aleviliği" ibadet kültürü, kurumları, tarihsel hafızasıyla belgelemeye giriştiği çalışmasına hüzünle başlamaktadır: "Evet bu yarım bir hikaye oldu. Zira hikayenin tamamını gittiğim hiçbir yerde bulamadım. Geriye kalan yarısı da zamanın öğütücü çarkları arasında her geçen gün biraz daha kayboluyor. Anadolu'nun bağrında, parça parça yok olan yitik bir hikayeden bahsediyorum. Ben de onu, güneşin batışı anı gibi, ancak son demlerinde yakalayabildim."
Sayfa 68·Kitabı okudu
Alıntı
Reklamcıların da fark edip bolca tükettiği üzere boşuna yurtdışına, müreffeh ülkelere yakın zamanda daha iyi ve huzurlu bir hayat için göçen gençlerin İstanbul'a özlemleri, kenti ruhen terk edememeleri en yalın halde belleklerde meyhane imgesinde berraklaşmaktadır. Tam olarak İstanbul'a değil ama hayallerinde, zihinlerinde yaşattığı bir kente, orada yaşanmışlıklara özlemleri.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Alıntı
Sağcı-Muhafazakar muhayyile geçmişin saf halde korunabileceğine inanır. Bu, hayata karşı gelmektir. Hayat sürekli akar, yenilenir.Ancak yine de bir eksiklik duygusuna karşı gelinemez, bu hüzün aslında geleceği kurmak içindir.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
Tarihçiler burunlarının dikine gitmeli
Sorular değişmeyi sürdürüyor ve tarih asla durmaz. Bize son sözler söyleme ya da "nihai yargılar"da bulunma hakkı verilmiş değil. Ama böyle bir şey olsaydı bile, bu sözlerin tarihçilerin geçmişe yollandığı zaman yitik bir insanlıkla temas kurmaya çalıştıklarını bilen Marc Bloch'a ait olması gerekirdi. Profesyonel donanımları ne olursa olsun, tarihçiler burunlarının dikine gitmeli ve koku alma duyularına güvenmelidir: "İyi bir tarihçi, efsanedeki deve benzer. İnsan kokusu aldığı yerde avını bulacağını bilir."
Sayfa 271·Kitabı okudu
Alıntı