Serdar

Serdar
@IISerdarII
“Somos el tiempo que dedicamos a nuestros sueños.”
10/10
·128 syf.·
2020 12. kitabı
İçerisindeki çocuğu az da olsa hatırlayan tüm insanların canını yakacak Küçük Prens.Yakmalı da zaten..Etrafımızdaki herşeye sayılarla bakıyoruz,sayılarla ilgili sorular soruyoruz,sayısal değeri olmayan şeyleri her zaman gözardı edip değersiz görüyoruz.İşte bu,biz büyüklerin en büyük yanılgısı oluyor. (’'Yalnızca çocuklar ne aradığını bilir,’’ dedi Küçük Prens.) İşte biz büyükler ne aradığımızı asla bilmiyoruz,aramaya çalıştığımız şeyleri ise yanlış sorular sorarak bulmaya çalışıyoruz.Biz de farklı gezegenlere seyahat edip oralarda yeni insanlar görüyoruz.Ama orada karşılaştığımız hiçbir insana büyük bir mutlulukla ‘’Günaydın’’ demiyoruz.Günbatımının güzelliğini bile ruhumuzda tamamen idrak edebilmemiz için (‘sayı değeri olan bilmem kaç tane fotoğraf çekme eylemini’) bir kenera bırakıp onun ışığına kendimizi bırakamıyoruz. Bir güle,bu benim özel gülüm diyerek ona aşık olamıyoruz. Bir tilkiyle sohbet edip,ondan nasihatler alamıyoruz. Çölün kasvetine kapılıp,içerisindeki kuyunun varlığını unutuyoruz. Bir insanın kalbini kırmamak için gidişimize bir anlam yükleyemiyoruz. Bir dost edinmeye vakit bulamıyoruz. Kendi yıldızımızın olmasının sorumluluğundan korkuyoruz,tüm yıldızların çiçek açtığının farkına varamıyoruz. Bir gülde,bir çölde,bir evde,bir gezegende,bir insan yüreğinde asla unutulamayacak bir iz olarak ‘’güzel bir gülüş’’ bırakamıyoruz. Kısacası biz büyükler,‘’İnsan ancak yüreğiyle görebilir.’’ Sözünü henüz anlayamıyoruz. -Ne mutlu Küçük Prens olabilene. -Ne mutlu hayatında bir kez de olsa Küçük Prens’e eşlik edebilene. -Ne mutlu içindeki Küçük Prens’i asla yitirmeyenlere..
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Beyaz Balina Yayınları · 2017280,1bin okunma
Reklam
Martı yayınevi pişmanlıktır!
Puan vermedi·80 syf.·
2020 11. kitabı
Bu kitabı inceleyebilmem için tekrar başka bir yayından okumam gerekiyor.Örneğin İş Bankası Kültür Yayınlarından.Bir hataya düşüp “ Martı “ yayınevinden aldığım bu kitap,yayınevinin rezilliği yüzünden hayatımın en büyük pişmanlığına dönüştü.Kitapta eksik bölüm var,çeviri berbat,editörlerine zaten tek bir kelime bile etmeyeceğim.3liraya kitap sattıkları için Yazarı da Kitabı da rezil etme haklarını kendilerinde bulabilen bu yayınevinden,kendiniz için uzak durmanızı tavsiye ediyorum.
Rahel Tanrı'yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Martı Yayınları · 201924,8bin okunma
9/10
·168 syf.·
2020 10. kitabı
Annesiz ve babasız büyümekte olan 7 yaşlarında bir çocuğun hikayesini konu alıyor kitabımız.Ama öyle sıradan bir hayat hikayesi şeklinde değil.Bir yandan acı verici de olsa tüm ayrıntılarıyla gerçekler diğer yandan ise Çocuğun zihninde aslında gerçekleşmesi gerekenler..Çocuğun bir isminin olmaması ondan sadece Çocuk’ diye bahsedilmesinin elbet bir sebebi var.Bu,yazarın ‘Çocuk sizsiniz’ demesi gibi geliyor insana.Bu ‘asıl sizin hikayeniz’ dermiş gibi. Masallar dinlemekten keyif alan,Maral Ana masalının gerçekliğine ise tüm kalbiyle inanan ve kendi dünyasının büyük masumiyetinden ve doğruluğundan asla şaşmayan bir çocuktan bahsediyoruz. -Ne mutlu o çocuk gibi olabilene!- Mümin dedemiz var bir de.Atalık yapmak’ deyiminin her bir güzel yanını bizlere gösteren Mümin dede.Kızı ve damadı çocuklarını yani kitabımızın kahramanı ‘Çocuk’u terk edip gittiklerinden bu yana ona gözü gibi bakıyor.Mümin Dede yaşına rağmen hertürlü zorluğun üstesinden gelmeye ,ikinci eşi olan karısına ve o çok sevdiği biricik torununa bir şekilde yetmeye çalışıyor.Masalları seven bir dede,eskilere özlem duyan bir dede,dürüstlüğü nasihat eden bir dede,kalp kırmamamaya özen gösteren bir dede ve hatta kızının mutluluğu için damadından dayak-küfür yemeyi dahi göze almış bir dede.Kısacası cefakar ve çilekeş biri Mümin Dede.Acılar içerisinde biri olmasına rağmen,acılarını göstermemeye çalışan bir Mümin Dede. -Ne mutlu Mümin dede gibi atası olabilene!- Ve Oruzkul’umuz var bir de.Olmaz olasıca dedirten ama ne yazık ki olmuş olan Oruzkul.Sinirli,ağzı bozuk,alkolik,güçlü ve kesinlikle zulmü seven bir karakter kendileri.Mümin dedemizin kızıyla evli olan bu adam,çocukları olmadığı için her gün karısını döven ve karısının da çevresinin de hayatlarını zindan eden bir kul,Oruzkul.. -Ne acı Oruzkul gibi bir insan
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma
Şimdi ben sana yalnız şunu söyleyebilirim: “Çocuk kalbinin,çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin.İşte beni teselli eden de budur.Bir şimşek gibi yaşadın sen.Bir defa çaktın ve söndün.Şimşeği çaktıran göktür.Ve gök ebedidir.İşte budur beni teselli eden.Bir başka tesellim daha var:İnsanlardaki çocuk vicdanı,tohumdaki öz gibidir.Ve o öz olmadan tohum filizlenmez,gelişmez.Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin,insanoğlu doğdukça ve öldükçe,insanoğlu yaşadıkça,hak ve doğruluk denen şey var olacaktır. Sana,senin sözlerini tekrarlayarak veda ediyorum: “Merhaba Beyaz Gemi,ben geldim!”
Sayfa 162 - Ötüken Neşriyat