Sınıfta kaldığım o sene
(hikaye)..........
(dikkat yazı çok uzundur)
BİR
Sevgilim dinlemeseydi böyle bir dünya yoktu.
Zihnin öğütemediği şeyler insanı ya deli ya yazar yapar.
Zihnin öğütemediği şeyler eski helalara dökülen tuz ruhu gibi, ağu denir fare zehiri, tırsar yanına yaklaşamazsın delerek yakar.
Serseri boş zamanlarda ona buna etrafa bakınarak yürümek, gözler ne alır ne verir, bakmaya doyulmayan heves nedir, gezdiğin gördüğün şeylerde seni çeken gizli bir ‘ip’ mi var, dağların denizlerin manzarasında boynumuza vurulmuş görünmeyen bir ip’i mi var?
Sokakta dolaşamamak hatıralarda gezinememek, tomruğa zincirle bağlanmış ayı gibi, gündelik siyasetin içinde yığılıp kalmak ağrına gidiyor insanın, ipimizi kopartan bir şey var.
Kemanın titreyen ipleri...
Kemandan çıkıp belleğinde görüntüye dönüşen nedir?
Kemandan çıkıp mermeri ağlatan nedir?
Anıları çıkartın geriye oyuk gözler ve birkaç kemik kalır.
Kelimelerin sırrını kazıyın altından define gibi çocukluk çıkar.
Benim kuşağım ergenliğe geçiş yılları orta ikinci sınıfta hep kalmıştır.