Tolstoy benim en sevdiğim yazardır. Ha yanlış anlaşılmasın, görüşü yüzünden değil; aksine yazdığı kitapların harikalığı yüzünden. Tabii yine dinsel mevzuları es geçeceğim. Bu kitap ölümü en iyi ele alan kitaplardan biri olabilir, ölümün ağırlığı, yalnızlığı, kabullenişi... Bunlar çok güzeldi. Bu kitap insanların bencilliğini de ele alıyor. Nasıl mi? Mesela benim gözüme çarpan şeyler; arkadaşının İvan İlyiç'in olduğu haberini aldığında ilk düşündüğü şeyin. "Acaba sıradaki ben miyim?" Ya da bir diğer kişinin. "Acaba İvan yerine ben geçebilir miyim?" Gibi düşünceleri. Keza karısının İvan'dan kalan paraları almayı düşünmesi de cabası. İvan ölürken "herkes bana acısın!" Ya da "herkes beni sevsin!" Tarzında çok fazla çirkinleşiyor. Tabii insan biraz fazla ilgi istiyor, sonuçta ölümcül bir hastalıkta. İşte bu kitap ölümün acımasızlığını bu şekilde ele alırken, aynı zamanda ölüm sırasındaki saf huzuru da ele alıyor. Tolstoy'un ölüme kattığı yorum aslında baktığınız zaman çok güzel. "İçsel huzur." Ölüm korkulması gerekilen bir şey değil, aksine kabul edilmesi gereken sert bir gerçek.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202260,9bin okunma
"Lanet olası hayat! En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükâfatla sonra ermemesi. Operadaki gibi zaferle değil, ölümle son bulacak olması."
Bu kitabı evden biraz olsun kaçmak için dışarı çıktığım sırada okumuştum, yalan yok bu kitap gerçekten okuduğum en iyi kitaplardan. İçi boş kitaplardansa böyle dolu dolu kitapları tercih ederim. Kitap bir doktorun, aklı yerinde olmayan bir hastayla sohbetinin nerelere gideceğini konu alır. Doktorumuzun başına neler gelecek diye her sayfada düşünmeden edemedim. İnsanların ona karşı olan, değişen düşüncelerinden tut. Doktorun, hastanın arasında geçen o anlamlı sohbetler. Bu kitap tek oturuşta bitirilebilecek bir kitap olmasına nazaran, gerçekten harika bir alt metne sahip.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,1bin okunma