Murat Ayhan

Murat Ayhan
@IamGodfather
Everything is fake.
Puan vermedi·559 syf.··
2022 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2022 13:26
Harabe halde bulunan kilise Victor Hugo bu eseri yazdıktan hemen sonra restore edilmiş. Paris'i ve yapıları uzun sayfalar boyu anlatması kitabı okumakta güçlük çektirebiliyor. Bu kısım spoiler içerebilir Notre dame'ın kamburu diğer adıyla Quasimodo doğuştan yaratılış itibariyle diğer insanlardan farklı olan bu insan tek gözlü, kambur ve aksaktır. Terk edildiği köşede dönemin Fransasında insanlar tarafından canavar ilan edilmiştir. Görüldüğü yerde lanetler okunan Quasimodo insanlardan kaçan kendi içinde yaşayan biri olmuş. İnsanların lanetler okuduğu ve iğrenerek baktığı bir insanın ruhunda oluşan sarsılma nasıl olur hiç düşündünüz mü? Sonunda çirkinliğini(diğer insanlara göre) kullanarak yani ondan güç alarak kötü bir insana dönüşmüştür. Ayrıca Quasimodo katedralde çaldığı çanlar yüzünden işitme yeteneğini de kaybetmiş ve konuşmaktan da vazgeçmiştir. Bir olaya karışması itibariyle mahkeme önüne çıkmış ve sağır olduğu için sorulan sorulara alakasız cevaplar verdiği için cezalandırılmıştır. Teşhir direğine bağlanan quasimodo kırbaç darbelerine maruz kalmış ardından uzun bir süre orada bekletilmiştir. Dış görünümü yüzünden halk tarafından canavar ilan edildiğini söylemiştim. Teşhir direğinde Quasimodo taşlanmış ve halk türlü problemlere Quasimodonun sebep olduğunu ve onun canavar olduğunu dile getirmiştir. Dış görünümü yüzünden aşağılanan, hor görülen, canavar ve uğursuz ilan edilen Quasimodonun insan düşmanı olmasına şaşmamalı. Bir parça merhametin insan ruhuna etkisi nedir hiç düşündünüz mü? Olaylar buradan sonra başlıyor. Gerçek sevginin ne demek olduğunu kitabın sonunda anlıyorsunuz. Büyücülerin, papazların ve hırsızların cirit attığı bir çağın yansıması. Altını bol çizeceğiniz cümlelerin olduğunu belirtmeliyim.
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·%24 (126/520 syf.)·
Yazar, anlamsız bir sapıklıktan başka bir şey yazamamış. Otuz sayfa kadar okuyup sadece bu şekil bir ilerlemede bulunulması ileride çevireceğim sayfalarında bunun benzeri olacağını hissettirdi. Kaybettiğim zamana yazık.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2022 10. kitabı
Mütakere döneminde yabancı hayranlığı ile Türklüğünü kaybetmiş Türkleri bu eserde görebiliyoruz. Kendisine eşek Türk diyen Cemil'e taş atan yoksul Tahsin'in ve onu koruyan öğretmen Orhan beyin yaşadıklarını ilk satırlarda görebiliyoruz. Milliyetçilik duygusuna sahip Orhan bey bu durumu sineye çekemez ve okul içindeki diğer öğretmenlerin "yahu ne olacak", "çocuk işte" gibi laflarına sinirlenerek istifa eder. Orhan fevri(ani hareket, ani karar) davranan birisidir düşünmeden duygularıyla hareket eder. Okul bahçesinde gezinirken cebinde kalan son 7 lirası vardır. Tüm akrabalarıyla küs olan Orhan nereye gideceğini ve cebinde kalan son paradan sonra ne yapacağını düşünür. Aradan aylar geçmiştir Orhan cebinde üç kuruş parası ile evinde yakacaksız, kış ortasında odasında donmak üzeredir. Kendini dışarı atıp sıcak bölgeye, kahvehaneye doğru gider. Kahvehane açılmamıştır ve artık Orhan'ın göz kapakları kapanmaktadır. Uyursa sonsuz bir uykuya dalacağını bilir ama uyku çok tatlıdır. Orhan uyumamak için direnir. Son anda farkına varan kahvehane sahibi sayesinde Orhan donmaktan kurtulur. Bu durumun böyle gitmeyeceğini arkadaşı Necati'ye gitmesi gerektiğini düşünür ve yola koyulur. Necati iş konusunda Orhan'a yardımcı olması için Süleyman ile tanıştırır. Orhan, Süleyman ve Necati'nin dünyanın durumu hakkında tartışmalarına şahit olur. Orhan'ın kafası karışır. Tahsin'in Cemil'e attığı taş milliyetçilik duygusu ile mi atılmıştır yoksa iktisadi bir fark yüzünden dolup taşan bir insanın attığı bir taş mıdır düşüncesi kafasında döner durur. Peyami Safa yazdığı eserler ile hayata ışık tutan büyük bir hazinedir. Peyami Safa okumak kendinize yapacağınız iyiliklerdendir emin olunuz. Yeterince meraklandırdığımı düşünerek kitabın devamını sizlerin okumasını öneriyorum. Okuyun, okutturun.
Edebiyat
Biz İnsanlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,743 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2022 13. kitabı
Kendini diğerlerinden üstün gören bir adamın hikayesi. Kulağa tanıdık geliyor değil mi? Çevremizde oldukça fazla gördüğümüz insan tiplerinden birisi. Yaptığı iyilikleri kendi yüksekliğini (kendi içinde yüksekliğini, üstünlüğünü) göstermek ve kendini tatmin etmek için kullanan bir adam düşünün. Kitapta geçen şu alıntıya bakalım: "Bir körü üzerine çıkmasına yardım ettiğim bir kaldırımda bırakırken, selamlıyordum. Bu şapka çıkarış kuşkusuz ki ona yönelik değildi, çünkü bunu gö­remezdi o. Öyleyse kime yönelikti? Halka. Rolden sonra selamlar. Fena değil, değil mi?" Görüldüğü üzere yaşamı şov, kendini gösterme ve tatmin etme üzerine kurulu bir adamın kendini en tepede görmesiyle kendinden bahsettiği, övdüğü bir monologla örnekler vererek en tepeden(kendince en tepe) en aşağıya düşüşünü görüyoruz. Başta övdüğü kendisini sayfalar geçtikçe sert şekilde eleştirdiğini görüyoruz. Hayat ve ölüm üzerine bir çok düşünceyi satır aralarında görebiliyoruz. Çarpıcı gerçeklikler sert bir şekilde anlatılmış bir bakıma. Şu alıntıya bir bakalım: "Gözleyin komşularınızı, şansınıza bir ölüm olursa binanızda. Onlar kendi küçük yaşamları içinde uyurken, örneğin kapıcı ölür. Hemen uyanırlar,' koşturmaya başlarlar, bilgi alırlar, acınırlar. Taptaze bir ölü, gösteri başlar sonunda. Onların trajedi­ye gereksinimleri vardır, neylersiniz, onların küçük taş­kınlıklarıdır bu, aperitifleridir." Trajediye gereksinim, bu açıdan düşündünüz mü? Okuması zor ve bir o kadar da çarpıcı bir eser. Varoluşsal sancılarda bir o kadar fazla. Bir kaç alıntı daha bırakarak merakınızı arttırayım. "Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dik­kat ettiniz mi?" "İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak siz öldüğünüzde inanır­lar." "Gerçi bazen yaşamı ciddiye alır gibi
Edebiyat
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 7. kitabı
Günümüz dünyasında insanoğlu geliştikçe gereksinimleri artmıştır. Yani gelişme arttıkça ulaşılabilirlik artmış, insanoğlunun istekleri bitmek tükenmek bilmeyen bir boyuta ermiştir. İnsanoğlu varolduğu andan bu yana(birçoğu için) minimum iş ile maksimum kazanç elde etmenin derdine düşmüştür. Karel Capek bu tiyatro eseriyle insanoğlunun insangücü yerine robot gücü kullanarak robot iş gücü yaratma hayalinin işlerin sarpa sarmasıyla nasıl bir yeni dünya düzeni oluşmasına sebep olduğunu gözler önüne seriyor. Acının ve gözyaşının kol gezdiği bir dünyaya hazır mısınız? "R.U.R., insanın kendi eliyle yarattığı kıyameti." Bonus: Dünya dillerine "robot" kelimesini Karel Capek kazandırmıştır.
Edebiyat-Tiyatro
R. U. R. Rossum’un Uluslararası RobotlarıKarel Čapek · İthaki Yayınları · 20201,233 okunma
Reklam