Bir sonraki seçim zamanı geldiğinde ve siyasetçiler oyunuzu istediğinde bu siyasetçilere 4 soru yöneltin: Seçilirseniz nükleer savaş riskini azaltmak için ne tür önlemler alacaksınız? İklim değişikliğinin risklerini azaltmak için ne tür girişimlerde bulunacaksınız? Yapay zeka ve biyomühendisliği gibi sıçrama yaratacak nitelikteki teknolojileri düzenlemek için ne gibi uygulamalarda bulunacaksınız? Ve son olarak, 2040 dünyasının nasıl olacağını düşünüyorsunuz? Aklınıza gelen en kötü senaryo ve en iyi senaryo tasavvurunuz nedir?
Bu soruları anlamayan ya da geleceğe yönelik anlamlı bir vizyon oluşturmaktan aciz bir şekilde durmadan geçmişten bahseden siyasetçilere oyunuzu vermeyin.
Referandum ve seçimler her zaman insanların duygularıyla ilişkilidir, mantıklarıyla değil. Demokrasi mantıklı tercihler yapmaya ilişkin bir mesele olsaydı, herkese eşit oy hakkı tanımanın hatta belki de herhangi bir oy hakkı tanımanın hiçbir mantıklı gerekçesi olmazdı. Bazı insanların diğerlerinden, bilhassa da belli ekonomik ve siyasi sorular sözkonusuysa daha bilgili ve mantıklı oldukları yönünde bolca delil var. Brexit referandumunun ardından ünlü biyolog Richard Dawkins, İngiliz halkının, kendisi de dahil, büyük bir kısmından böyle bir referandumda oy kullanılmasını istemenin yanlış olduğunu çünkü gerekli ekonomi ve siyaset bilimi alt yapısına sahip olmadıklarını ifade etmişti.