İbrahim Bursevi

İbrahim Bursevi
@Ibrahim171
Vaktini senden nefret edenden, nefret ederek geçirme
Fetvâ vermenin gereği konusunda kullanılan delil, Allah Teâlâ'nın “bilmiyorsanız, zikir ehline sorun" ayetidir. Bu ayet, ibaresiyle bilmeyene sormayı emrederken, aynı zamanda işaretiyle bilene yani müftüye, cevap verme yükümlülüğü de getirmektedir.Buna ilaveten, "Bile bile hakkı gizlemeyin”ayeti ile Hz. Peygamberin (s.a.s.), “Kendisine bilgi sorulduğu hâlde, onu gizleyenin ağzına Allah (c.c.) ateşten gem vurur" hadisi de bilenlerin, kendilerine dinî konularda soru yöneltilince, onun hükmünü açıklaması gerektiğini ifade etmektedir. Dolayısıyla din bilginleri de ihtiyaç duyulduğunda bilgilerini açıklamak zorundadırlar.
Sayfa 27
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Disiplin ya zorlanarak veya benimsenerek sağlanır. Birinci şekilde disiplin zora ve kör kuvvete dayanır. Güçsüz, sinirli, sabırsız öğretmenlerin çoğu vakit başvurdukları disiplin şekli; göz korkutma yolu ile olur. Bu şekilde disiplinin eğitim bakımından faydası yoktur. Gerçek disiplin; çocukların emirleri ve yasakları içten benimsemesiyle meydana gelir. Bu da öğretmenin kişiliğinde toplanan meziyetlerle mümkün olur”
Sayfa 260
Hz. Peygamber, "Sana insanların en sevgilisi hangisidir?" sorusunu, "Âişe'dir" şeklinde cevaplandırmıştır. Ancak aynı Hz. Âişe (r.a.), boyunun kısalığı sebebiyle Hz. Safiyye (r.a.)'yi ayıplamağa kalktığı zaman kendisi "Bir söz söyledin ki denizin suyuna karıştırılma onu bile bozardı" şeklinde tenkid edilmiştir. Yine Hz. Âişe, bir başkasının taklidim yapmaya kalktığı zaman, Rasûlullah'ın, "karşılığında dünyanın en iyi nimetleri verilmesi pahasına da olsa bir başkasını taklid etmekten hoşlanmayacağını" söylediğim nakleder.
Sayfa 259
Rasûlullah (s.a.) zahire göre hikmetsiz gibi görünen ve kıpırdanmalar bulunan durumlarda meseleyi rahatlıkla halletme imkânını bulmuş, muhatabını ikna edebilmiştir. Bu ganimet dağıtımı sırasında Sa'd b. Ebî Vakkas (55/675) tarafından, iyi tanınan bir kimseye yeterince verilmemesi karşısında, Sa'd üç defa itirazda bulunmuş nihayet: "Ey Sa'd, bir başkası bana daha sevgili olduğu halde, benim bir insana (mal hırsıyla işleyeceği kötülükleri sebebiyle) Allah'ın kendini yüzü üzerine cehenneme atıvereceğinden endişe ederek mal verdiğim olur" demiş ve Sa'd bu izahatla mutmain olmuştur.
Sayfa 257
Yapılan deneyler hiç bir sistemin düzen ve sıra güdülmediği halde bile öğrencilerin ihtiyaç duydukları bilgileri öğrenmek amacıyla çalıştıkları zaman verimli bir şekilde öğrendiklerini ispatlamıştır” Bu şekilde öğretime “psikolojik öğrenme" denilir. "Zaten yetişkinlikte de insan, çözümlenmesi gereken bir problemle karşılaşınca gereken bilgiyi mümkün olduğu kadar doğrudan doğruya aramaya koyulur ve bilmek istediklerini öğrenmek amacıyla elde bulunan her kaynaktan ne öğrenebilecekse hepsini öğrenir”
Sayfa 239