İbrahimB.

İbrahimB.
@IbrahimBayar
Bir ben kaldım, ortasında kavganın, bir de karanfil yürekli çocuklar... Ahmed Arif
Küçük burjuvanın Yahudisi, İtalyanı, İngilizi, her türlüsü aynı şeytandır. Kokuşmuş darkafalılık nerede olursa olsun aynı derecede iğrençtir
Sayfa 50·Kitabı okuyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bugünkü toplum tümüyle, işçi sınıfının geniş yığınlarının nüfusun küçük bir azınlığı tarafından, toprak sahipleri sınıfı ve kapitalistler sınıfı tarafından sömürülmesine dayanır. Bu köle bir toplumdur.
Sayfa 11·Kitabı okuyor

İbrahimB.

, bir kitabı okumaya başladı
Vladimir İlyiç Lenin
8.2/10 · 616 okunma
Piçler, aşık oldukları kadınların onları kurtaracaklarını düşünür. Oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir. Cenk onlarca kadın tarafından terk edilmiş olmasına rağmen bu gerçeğin farkına varmamıştır. Nilay’ı öptüğü anda kurtarıcısı olarak belirlemiş ve bir girdaba benzeyen hayatının acil çıkış kapısının üzerindeki tabelaya genç kadının adını yazmıştır. Oysa Nilay’ın yangından ilk kurtarılacaklar listesinde bile Cenk’in adı yoktu. Çünkü Nilay, Cenk’ten farklı olarak diğer insanlardan farksızdı. Ve “homme fatal”leri çekici bulan bütün kadınlar gibi onlara sadece geceleri eşlik etmeyi tercih eder. Cenk’in bir piç olduğunu öğrendiği anda ise buharlaşmak için tereddüt etmez.
Bilindiği üzere roma senatösünü halk seçmekteydi. Son derece gelişmiş bir toplum olan batının almanyası seçimle hitleri başa getirmişti. Görüldüğü üzere toplumun alt kesimlerindeki bir hezayan birinci dünya savaşının ezikliği popülizmi kullanarak seçimi kazanan hitleri bir çocuğu aldatır gibi toplumu aldatması kolay hale gelmişti. Sonuç uygarlığın en dramatik soykırımı ve savaşıyla sonuçlanmıştı. Seçimler bir demokrasi işaretiydi, Hitler almanyası cumhuriyetle yönetiliyordu oysaki roma senatösü de seçimle belirlenmesine rağmen hiçbir zaman roma vatandaşlarınının ne eğitim seviyesini ne gelirini arttırmamıştı. Sonuç, yağma ve sömürü kaynakları tükenince roma imparatorluğunun yıkılışıyla sonuçlanmıştı. Bunun yanı sıra çok önemli bir konu olan yapısal reformlar, ekonomik kalkınma hamleleri zamana ve sabra dayalı olunca gerçekçi olmak zorundadır ve bu şekilde ancak sonuç vermektedir. Ani, popülist, histerik kararlar ve yasalar sadece o anı geçiştirmek için işe yarardır. Mesele bu noktada şudur ki, eğitimsiz bir seçmen kitlesi düşününüz ki kendi ailesinde bile eşitlik olmasın, bu ailede kararlar şiddet yoluyla veriliyor olsun, Böyle bir toplum nasıl olabilir de analitik kararlar alabilen uzun vadede sabır isteyen yapısal gerçekçi reformlar yapacak yöneticileri saptayabilsinler ve seçebilsinler. Eşini aldatan, kız çocuğu ile erkek çocuğuna eşit haklar tanımayan bir aile nasıl olabilir de kendi geleceğini rasyonel şekilde tayin edebilir!.
Felsefe