Saat gece yarısı, ben bir huzurevinin karşısında bir evin balkonuda oturuyorum. Karşımda huzurevinin bahçesinde ki bankta oturan 80 nine merdiven dayamış bir amca, sigara içerken bir yandan da ağlıyor. Acaba ne geçiriyor içinden, tahmin etmek zor. Umarım varoluşu sorgulamıyordur, sokak lambasının yüzüne vuran ışığından hayal kırıklıklarını görmek mümkün ama. Bu kadar yaşıyorsun ve günün sonunda gece yarısı yalnız başına ağlamak... Gidip ona Freud tan bahsetmek isterdim. Vereceği cevabı duyar gibiyim
-Benim sorunum yaşamım ve bıraktığım histerik çocuklar ya da travmalarım değil, sorun varolmamız ve birilerinin gelip burda ağlamak zorunda oluşu. Yarın yine balkondan bakarsan başka birini görürsün.