Medusa'nın taşa çevrilen bakışlarında, Lilith'in yeraltına itilişinde yada Meryem'in annesi şifacı Anna'nın unutulmuşluğunda hep aynı izlek var: Kadının gücü, bilgeliği, politik direnci ya tehlikeli sayılıp kıyıma uğrar ya da toplumsal belleğin dışına sürülür.
Berber dükkanından çıkan Salih, Kolera'nın ara sokaklarında süklüm püklüm dolaşmaya başladı. Salih'in kafasında babasının öğütlerinden eser kalmamıştı. Çünkü o bir bina manyağıydı. Cumbalı ve desenli binaların, taş binaların işlemeli demir kapılarına bakıp hayale dalmak onun işiydi. O farklı bir zamanın, başka bir boyutun çocuğuydu.
Kafka, cebinden kalemini çıkarıp yazmak istedi. Ama kalem yoktu.
"Kalemimi unuttum" dedi sessizce.
"Yazmak isteyebileceğim bir şeyle karşılaştığımda, her zaman yazacak bir şeyim eksik olur"
Gülümseyerek, "Çocuğu nehirde yüzen sepetin içinde bulduğumuzu söyleyeceğiz," dedi.
Rahibe, "Buna kimse inanmaz,,, diye karşılık verdi.
Fernanda, "Madem İncil' de yazdığı zaman inanıyor lar, ben söylediğim zaman neden inanmasınlar," dedi.