Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben Tanrıya inanırım," dedi. "Tanrının affetmeyeceği hiçbir günahkâr yoktur, ama bunun için insan pişmanlık duymalı, ruhu boş ve her şeyi kabule hazır bir çocuk haline gelmelidir."
"Annemi çok severdim şüphesiz," dedim, "ama bu bir şey ifade etmez ki. Kafaca, vücutca sağlam bütün insanlar sevdiklerinin ölümünü azçok arzu etmişlerdir." Avukat bu noktada sözümü kesti ve çok telaşlanmış göründü: "Sakın mahkemede ve sorgu yargıçlığında böyle söylemeyin," diye söz aldı benden. Ona: "Bununla birlikte, bende öyle bir tabiat var ki," dedim. "Bedenî ihtiyaçlarım çoğu zaman duygularımı etkiler. Annemi gömdüğüm gün çok yorgundum, uykum vardı. Bu yüzden de olup bitenlerin pek farkına varamadım. Kesinlikle söyleyebileceğim şey şu ki; annem ölmeseydi daha iyi olurdu."
"Siz köpeğimi hastalığından önce görseydiniz. En güzel tarafı tüyleriydi. Bu cilt hastalığına tutulalıberi sabah akşam derisine merhem sürdüm. Ama bana kalırsa, onun asıl hastalığı, ihtiyarlıktı. İhtiyarlık ise iyi olmaz."