Demek ki feminizmin varolabilmesi ve feministlerin kadınların ezilmesine getirdikleri çözümlemeyi derinleştirmelerine bağlıdır. Çünkü, çağdaş toplumların hemen hepsinde geçerli olan ataerkil sistem altında bütün kadınlar ezilmekle birlikte, hepsinin ezilme derecesi aynı değildir; hatta ezilenler arasında başka ezilenleri ezenler de vardır.
Böylece feminizm, başta bütün ülkelerin kadınları olmak üzere insanları ezen, adaletsiz, bağımlılık ilişkilerine dayalı, gününü doldurmuş toplumsal ve uluslararası örgütlenme sistemlerini anlamsız ve geçersiz kılabilecektir. Bugün heretik (sapkın) görünen bu hareket, yarın, daha 3dil bir toplum kurma arayışı içindeki milyonlarca kadınla erkeğin teorisi ve pratiği olacaktır.
UÇURUM
Bir ağaç sürüsünün üstünden
Çok ağaçlı bir ağaç sürüsünün üstünden
Kesilmiş limon dilimleri gibi düşüyor güneş
Votka bardağımın içine
Benim olmayan bir sevinç duyuyorum.
Kesiyorum durduğumuz yeri ortasından
Ey görünüş! seni bir yerinden hiç anlamıyorum
Dibimde değil ayaklarımın, damarlarında
Derinliğini orda tutan, orda harcayan
Uçsuz bucaksız bir uçurum.
Zamanla değil, bir yerde
Benim olmayan bir şeyle yaşlanıyorum
Geçiyorum ilk şeklimi tüketerekten
Ağır ağır yanan bir tuğla harmanını
Billurdan sarkaçlarıyla.
Kalbim, sersemliğim benim..
~Edip Cansever
-- Duvarcıdan da, tersane işçisinden de daha sağlam iş çıkaran kimdir?
-- Darağacı diken adam. Çünkü çattığı o çatı, binlerce kişinin başını yer de yine sapasağlam kalır.
teşekkür ederim görüşleriniz için ben farklı yaklaşmıştım olaya.. çevredeki bazı insanların o kadar güzel özellikleri var ki ben bazen mükemmeller diyebiliyorum. bu demek değil ki tamamen hatasızlar. sadece böyle insanlar ile karşılaştığım için mutluyum ve hatalarını güzel kalpleri adına yüzüne vurmuyorum iyi yaklaşıyorum onlara.