Adile Çimen

Adile Çimen
@Icewiizard
Bir kadında bir çocuk hayaleti anitsayac.com
Puan vermedi·167 syf.·
2020 36. kitabı
İnsanda yaşayan nedir? = İnsan, içindeki sevgi ile yaşar. İnsana verilmemiş olan şey nedir? = İnsana ihtiyaçlarını bilme yetisi verilmemişti. İnsan ne ile yaşar? = İnsan içinde var olan Tanrı sevgisiyle yaşar.
Edebiyat
İnsan Ne ile YaşarLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 2025234,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·110 syf.·
Beğendi
·
2020 33. kitabı
Kitabın adının neden yabancı olduğunu okuyunca özümsüyorsunuz çünkü kahramanımız diğer insanlar gibi yaşamı derinden yaşamıyor ve hayatı yaşamaya değer görmüyor sadece kendi düşünceleri etrafında hareket ederek insanların düşünce kalıplarına girmiyor. İnsan hiçbir zaman bütün bütün mutsuz olamaz... Hayatı ne kadar olumsuzluklar icinse geçerse geçsin. Bir gün daha iyi olacağı bu kadar kötü durumda yaşmaktansa ölümün bile armağan olarak kabul edileceği bir hayat.. İşte, Albert Camus'nün dünya görüşü bu. Saçma dünyada insan niçin yaşar? Alışkanlık dolayısıyla mı, yoksa, yaşamayı seçtiği için mi? R.M. Alberes, bu konuya şöyle bir açıklama getiriyor: "...insan ne yaptığını bilerek, talihin bütün kötülüklerini karşısına alarak, boşuna hayallere kapılmayı teperek seçmeli. İnsanın, yaşamı tam anlamıyla seçmesi demek, yaşamın saçma, dünyanın haksız, Tanrının sağır olabileceğini düşünmüş olması demektir. İnsan her şeyi kaybetmeli ki, her şeyi alabilsin. Burada geçen bir an da kahramanın olaylara tepkisini özetliyor: "Yalnız bir şey beni belli belirsiz rahatsız ediyordu. Düşüncelerime gömülü olmama karşın, bazı bazı lafa karışacak oluyordum. O zaman avukatım, "Susun! Davanız için bu daha iyi!" diyordu. Benim davamı beni işe karıştırmadan çözümlüyor gibiydiler sanki. Her şey, benim araya girmeme kalmadan geçip gidiyordu. Düşüncemi sormadan kaderimi karar altına alıyorlardı." Yabancı romanı, saçma üzerine ve saçmaya karşı yazılmış, klasik değerde bir romandır.
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,1bin okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2020 31. kitabı
Yılmaz Güney'i anlatmak için en iyi cümle bu olsa gerek "şövalye ruhlu adam..." O nedendir ki başı beladan hiç kurtulmamıştır. Birol Öztürk'ün kaleminden çıkan bu eser bir biyografiden ziyade; Yılmaz Güney'in onda uyandırdığı hisler anlatılmıştır. Kitabı okuduğunda sonu gelsin istemeyecek, hep bir şeyler anlatılacakmış hissi uyanacaktır.. Bunun sebebi Yılmaz Güney'in hayatını, yaşadıklarını, geriye bıraktıklarını okuduğunuzda sanki bir film izliyor hissine kapılmanızdandır.. Sonu gelsin hiç istemedim... Yılmaz Güney, hayatı boyunca hep üretti; filmler çekti, senaryolar, kitaplar yazdı, makaleler, öyküler, denemeler kaleme aldı.. Henüz lise öğrencisiyken yazdığı bir hikâye yüzünden yargılandı, hüküm yedi, hapis yattı, sürgüne gitti... Kendisi de "Ben hayatımda 25 tane ceza evinde yaşadım" demiştir. Yani diyeceğim o ki, epey bir iz bıraktı şu koca dünyada.. Yılmaz Güney! Bir sanat adamı...Bir bükülmez bilek...Bir eğilmez baş...En güzel çirkin... En avam kral... 114 filmde oyuncu 26 filmde yönetmen 15 filmde yapınca 64 filmin senaristi 1 filmin yazarı 1 filmin kurgucusu Bu kitap okuduğunuzda Yılmaz Güney hakkında bir kitap okumuş olursunuz. Peki bir de Yılmaz Güney kitabı okumaya ne dersiniz? Bu kitaptan da zevk alacağınıza inanıyorum ama Yılmaz Güney'in kalemini çok seveceğinize eminim. Dupduru bir su gibi, şırıl şırıl akan bir dere gibidir Yılmaz Güney'in dili... Bence ilk fırsatta bir Yılmaz Güney kitap alıp oku, peşinden de aç bir Yılmaz Güney filmi, mesela Duvar, bu kitabı da yatır dizine filmi seyret!
1000Kitap
Yılmaz GüneyBirol Öztürk · Dokuz Yayınları · 2019487 okunma
Puan vermedi·74 syf.·
2020 30. kitabı
Her şey hayal yani kabus şeklinde başlayıp daha sonra gerçek hayatla ilişkisi konu alınmış. Karşılıksız sevme diye bir şeyin bu dünyada olmadığına ilişkin bir Kafka kitabı, biraz acımasız olsa da güzel.. İnsan her hangi bir işle uğraştığı ve kazanç elde ettiği zaman el üstünde tutulur fakat elindeki işi kaybettiği zaman yüzüne bakan olmaz. Kitabın akışı ise karakterimiz George bir sabah kötü kabus görmüş olarak uyanır ve kendisini böcek olarak görür,işine yetişemez işten atılır ve ailesi de bu durumundan dolayı bakmak istemez Gregor'a aslında bir böcek gibi bakılmamalı, sadece onun kendini böyle gördüğü biçimde yaklaşılmalı kitabı okurken ve yorumlarken, tam anlayabilmek güç olsa da, tavsiye ederim okumanızı.
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,7bin okunma
Puan vermedi·141 syf.·
2020 29. kitabı
Elinizdeki kitapta Ivan İllich’in, öğrenimin kurumlaştırılmasını sorguladığı makaleler yer alıyor. Henüz küçük bir çocukken etimizin ve kemiğimizin ailemiz ile öğretmenlerimiz arasında pay edilmesiyle başlayan okul maceramızı farklı açılardan inceliyor ‘Don İvan’; öğretmenin bir profesyonel olarak sahip olduğu yetkilerin, öğrenciyi ‘yaşken eğmeye’ yönelik kullanımından söz ediyor. İllich, Türkçe’ye çevrilen bir kitabına yazdığı önsözde “Sözlerimin bir gün Türkçe olarak okunacağı aklımın ucundan bile geçmedi” diyor. Yazdıklarını “zihinleri Kur’ân âyetleriyle ve Doğu anılarıyla dolu” olanları değil de, kısa bir süre önce Amerika’ya yerleşmiş kişileri hesaba katarak kaleme aldığını belirtiyor. Bu kitap, kaçınılmaz olarak gecikmiş fakat teferruatlı bir kötü haber sayılsa yeridir sayın okur; biri sana yardım elini uzatıyorsa hemen kaçıp canını kurtar!
1000Kitap
Okulsuz ToplumIvan Illich · Şule Yayınları · 20184,930 okunma
Reklam