Ben kimsenin canını yakmadım, onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler
Bir Çirkin Kral Kitap Açıklaması. Elinizdeki kitap bugüne kadar Yılmaz Güney hakkında yayımlanmış en kapsamlı kitaptır.
Yılmaz Güney'i anlatmak için en iyi cümle bu olsa gerek "şövalye ruhlu adam..." O nedendir ki başı beladan hiç kurtulmamıştır.
Birol Öztürk'ün kaleminden çıkan bu eser bir biyografiden ziyade; Yılmaz Güney'in onda uyandırdığı hisler anlatılmıştır. Kitabı okuduğunda sonu gelsin istemeyecek, hep bir şeyler anlatılacakmış hissi uyanacaktır.. Bunun sebebi Yılmaz Güney'in hayatını, yaşadıklarını, geriye bıraktıklarını okuduğunuzda sanki bir film izliyor hissine kapılmanızdandır.. Sonu gelsin hiç istemedim...
Yılmaz Güney, hayatı boyunca hep üretti; filmler çekti, senaryolar, kitaplar yazdı, makaleler, öyküler, denemeler kaleme aldı.. Henüz lise öğrencisiyken yazdığı bir hikâye yüzünden yargılandı, hüküm yedi, hapis yattı, sürgüne gitti... Kendisi de "Ben hayatımda 25 tane ceza evinde yaşadım" demiştir. Yani diyeceğim o ki, epey bir iz bıraktı şu koca dünyada..
Yılmaz Güney!
Bir sanat adamı...Bir bükülmez bilek...Bir eğilmez baş...En güzel çirkin... En avam kral...
114 filmde oyuncu
26 filmde yönetmen
15 filmde yapınca
64 filmin senaristi
1 filmin yazarı
1 filmin kurgucusu
Bu kitap okuduğunuzda Yılmaz Güney hakkında bir kitap okumuş olursunuz. Peki bir de Yılmaz Güney kitabı okumaya ne dersiniz? Bu kitaptan da zevk alacağınıza inanıyorum ama Yılmaz Güney'in kalemini çok seveceğinize eminim. Dupduru bir su gibi, şırıl şırıl akan bir dere gibidir Yılmaz Güney'in dili... Bence ilk fırsatta bir Yılmaz Güney kitap alıp oku, peşinden de aç bir Yılmaz Güney filmi, mesela Duvar, bu kitabı da yatır dizine filmi seyret!
sadece bir biyografi değil bir biyografiden de ibaret,
özgür düşüncelerin kol gezdiği ve insanların kendi benliklerine olan tutkuyu ortaya çıkartmaya yarayan bir kitap...
Yılmaz GüneyBirol Öztürk · Dokuz Yayınları · 2019488 okunma
Çirkin Kral” namıyla tanıdığımız bildğimiz ne kadar ulaşılmaz olursa olsun, anasının dizleri dibinde, kolları altında kara kuru bir oğlandır, Yılmaz GüneyBirol Öztürk 'ün kalemiyle yasamından hayatınının amacı ve dünya görüşünü sanatı kısaca güney' ı tanıma tanıtma adına akıcı bir dille yazılmış bır hayat hikayesi.. okura aktarılması..
Çocukluğumda portakal yiyemediğim günler olmuştu. Bugün bana Altın Portakal veriyorlar.
Şimdi portakalın altınına sahibim.
Nasıl gurur duymayayım? Çocukken altın portakal değil, bildiğimiz portakalı bile alacak param yoktu…” Yılmaz Güney
Ah hayat.. Yasamak ne zor..
sadece bir biyografi değil bir biyografiden de ibaret,
özgür düşüncelerin kol gezdiği ve insanların kendi benliklerine olan tutkuyu ortaya çıkartmaya yarayan bir kitap...
Yılmaz GüneyBirol Öztürk · Dokuz Yayınları · 2019488 okunma
Bu Biyografi hakkında bir inceleme yapmayı düşünüyordum.. özellikle bu kitabı seçmemin nedeni de yazarının Karadenizli yani Ordu'lu olmasıydı.Yani biraz Objektif değerlendime ile bir eser yazmış olabileceğini düşünme isteğindendir.. eser bitince
yanıldığımı gördüm..Her ne kadar bir kaç filmini izlemiş olsamda. Yılmaz Güney kimdir amacı nedir..neyin mücadelesini vermiştir..bir taraf tarafından sevilmesine rağmen bir taraf tarafından da nefret edilmesinin nedenlerini görmek açısından iyi olacaktı..
Yılmaz Güney'in hayatına bu eser ışığı açısından ne kadar iyimser bakılırsa bakılsın ortaya şu sonuç çıkmaktadır... küçük yaşta zor şartlarda yetiştiği anasını sevmesine rağmen babasından da bir o kadar da nefret ettiği.. özellikle annesinin üzerine kuma getirmesi ve psikolojik olarak da fakir ve cahil bir ailede zor şartlarda büyümesi onu düzene ve devlete karşı bir kindarlığa itmiş ve sonunda düzenin ve devletin temsilcisi olan savcıyı öldürmesine yol açmıştır..her ne kadar şuçu başkası üstlenmeye çalıştıysa ve bu biyografiyi yazan yazar aklamaya çalıssada güneş balçıkla sıvanmaz ..mesela Almanya'ya kaçtıktan sonra Türkiye'de sosyalizmin ezilenin ve halkların kardeşliğini savunan bu katil sinema sanatçısı bağımsız Kürdistan dillendirmeye başlamış..kadınlara şiddet içeren davranışlar sergileyen,sürekli dayak atan biri olduğunu..yazarımız sağolsun bu söz ve davranışlardan hiç bahsetme gereği duymamıştır...
Bu hayatta öğrendiğim bir şey varsa... hiçbir silahlı mücadele bir davayı haklı yapmaz..ve Stefan ZWEİG'in dediği gibi hiçbir Ahlaki düzen zor kullanılarak elde edilmez.Gerçi yazarın aklama çabalarına ve davasını haklı ve meşru göstermeye çalışmasına rağmen davasınında bir mesnedi yok..Ben şahsen kendisini bir sanatçı olarak dahi görmüyorum.. nedenine gelirsek de bir çok
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili, biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz, acısını acımız yaptık.
İnanılmaz bir insan benim için.
Ç İ R K İ N K R A L
Serinin son incisi , son mavisi .. Yılmaz Güney .. Yokluktan, acıdan gelen ama buna rağmen başarmaktan vazgeçmeyen inadına ayakta duran Siverek’te ki dikili heykeli hakeden Kral .. Çirkin Kral dendiğine bakmayın , sadece çirkin kral yok bu kitapta . Adı geçen herkes var , sözü geçen her şey var . Yaşar Kemal bile var .. Geçmişini , hayatını konu alan tekrar bu hayatı canlandıran koca yürekli Adam .. Aramızdan ayrılmış olsa da bizimle yaşayan eserleri var ...
Ordu da yazılan bu kitap Ordu’dan bahsetmese olur mu hiç ? Olmaz tabi Ordu’yu ve sinemasını keşif için de hazır olun zira ben çok sevdim Daha görmeden , Ordu’ya selamlar
Kadın .. Ah kadın olmak ne kadar zor ama bazıları adam olamıyor .. Bu cümleye neden değindiğimi de sayfaları çevirince anlarsınız . Orada çok güzel bir şiir var onu mutlaka tek seferde geçmeyin beyninize kazıyın belki vicdanınız şayet varsa eğer o vicdan daha az ölürüz !
İyi ki yazıyorsunuz , iyi ki okuyoruz ve iyi ki okurunuz oldum
Dizime bu kitabı alıp “Duvar” ı izleyeceğim söz ama siz de yazmaya devam edin ben bekliyor olacağım yenileri
Ufak bir dipnot geçmek istiyorum yazarın bütün kitapları ile ilgili bu notu son kitaba sakladım şayet ilk başta ne düşündüysem şuan da aynısını düşünüyorum değişmedi fikrim . “ Neden Birol ÖZTÜRK ?“diye soranlar var . Çünkü içimizden , hayatımızdan . Bildiklerimiz , gördüklerimize bilmediklerimizi de katıp yazan . Her anını yazarak geçiren. Yazmak için elinden geleni yapan . Çünkü sınır tanımayan yazdıklarına sınır koymayan . Tek bir kalıpla değil bütün değerlerle yazan . Ee bi zahmet bize de okumak düşüyorken bunu da adam akıllı yapalım !
Keyifli okumalar
Yılmaz GüneyBirol Öztürk · Dokuz Yayınları · 2019488 okunma
Yaşar Kemal sonrası direkt Yılmaz Güney kitaplarına ve kitaplaştırılmış senaryolarına geçecektim ancak şöyle iyi bir Yılmaz Güney incelemesi okuyarak başlamadan da geçemedim. İşte bu süreçte bu kitabı okumak çok daha iyi oldu. Beklenen bir filmin fragmanı şeklinde değerlendirebiliriz. Fragmandan sonra neler hissettiğimizi de ayrı ayrı değerlendireceğiz. En baştan söyleyebilirim ki bu araştırma, anı, biyografi olarak değerlendiğim kitabın her bölümünün ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Giriş bölümünden kitabı ele alalım istiyorum. Onun mezarıyla başlıyoruz yani sondan bir başlangıç oluyor bizim için. Her zaman söylediğimiz gibi, yurt dışına bu ülkenin kimliğini taşıyarak çıkıyorsan Türk ve Müslüman olarak değerlendirilirsin. İçeride ne olduğun dışarıda kimseyi bağlamaz. İşte bu Türk ve Müslüman Yılmaz Güney’in mezarı da Pere Lachaise’de yani Fransa Paris’te, Müslümanların yattığı kısımda. Yine bu bölümde Yargıç Sefa Mutlu üzerine yorumlar ve gazete haberleri eklenmiş. Aynı zamanda bu kısım dikkatle okunması gereken kısımlardan biri çünkü yazarın ki bir bakış açısı, mahkemeye verilen ifade ile şahitlerin söyledikleri çok daha farklı. Burada yaşanan faili belirsiz cinayetler de yine bu işte önemli sıkıntılar olarak karşımıza çıkıyor. Yani merak uyandırıcı bir durum mevcut.
Yeni bölüme geçtiğimizde ise onun çocukluğuna iniyoruz. Hamit Pütün ismini okuyoruz ki kendisi aynı zamanda Yılmaz Güney’in babası. Tabii Güney soyadı çok sonra veriliyor kendisine ve bu süreçte ben de yazar gibi kafa karışıklığı olmasın diye Yılmaz Bütün yerine Yılmaz Güney diyorum. O zamanda özellikle rahmetli annesinin (Güllü Hanım) çektikleri ve yaşadıkları ise beni çok üzdü. Başlarda bu kitabı biyografi olarak saymamamın bir sebebi ise işte burada devreye giriyor zaten. Kadınların alınıp
Yılmaz GüneyBirol Öztürk · Dokuz Yayınları · 2019488 okunma
“Ben kimsenin canını yakmadım,onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler.”
Çirkin kral namıyla hepimizin duyduğu bildiği bir efsane olan Yılmaz Güney’in hayatını anlatan çok akıcı güzel bir kitap.
Yılmaz GüneyBirol Öztürk · Dokuz Yayınları · 2019488 okunma
Karadenizli yazar 1972’de doğdu...
Çocukluğu Karadeniz’in yüksek bir dağ köyünde geçen yazarın birçok romanında ve öyküsünde bu dağ köyünün izleri görülür.
Özellikle biyografi ve biyografik roman türlerinde eserler veren Birol Öztürk bu alanda çalışmalarına devam etmektedir.
Deniz ile evli olan yazarın Dağ adında bir oğlu vardır.