Chi

Beni kalbine mühürle, sevgi, ölüm kadar güçlüdür.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zihnim hâlâ karımın hayaliyle meşguldü. Zihnimi bir düşün­ce kurcalıyordu: Hâlâ hayatta olup olmadığını bile bilmiyordum. O ana kadar çok iyi öğrendiğim tek şeyi biliyordum: Sevgi, sevi­ len insanın fiziksel varlığının çok çok ötesine geçer. Sevgi en de­rin anlamını, kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur. Sevi­ len kişinin gerçekte orada olup olmaması, yaşayıp yaşamaması, bir anlamda önemli olmaktan çıkıyor.
Kafama bir düşünce saplandı: Yaşamımda ilk kez, onca şair tarafından dile getirilen, onca düşünür tarafından nihai bilgelik olarak ortaya konan gerçeği gördüm. Gerçek: İnsanın özleyebile­ceği nihai ve en yüksek hedef, sevgidir
Her ikimiz de karılarımızı düşünüyor­duk. Zaman zaman, yıldızların solup, sabahın pembeleşen ışık­larının koyu bulutlann arkasından yayılmaya başladığı gökyüzü­ne bakıyordum. Ama zihnim karımın hayaline sarılmıştı; garip bir kesinlikle hayal edebiliyordum. Bana cevap verdiğini duyu­yor, gülücüğünü, dürüst ve yüreklendirici bakışlarını görüyor­dum. Gerçek ya da değil, karımın görünüşü, yükselmeye başla­yan güneşten daha parlaktı.
kimsenin ahlâki sorunlara kafa yormaya ne zamanı ne de arzusu vardı. Herkesin düşündüğü tek bir şeydi: Evinde kendisini bekle­ yen ailesi için yaşamak ve arkadaşlarını kurtarmak. Bu nedenle bir başka tutuklunun, bir başka “numaranın” sevkıyatta kendi yerini alması için elinden geleni yapmakta bir an bile duraksamıyordu.