Toplumu oluşturan bireyler manevi açıdan üç türlüdür.
Bilgeliği sevenler, Ünü sevenler ve varlıklılığı sevenler.
Devlet, bu değişik üçlü öbekleşmelere karşın genel uyumu sağlayarak toplumsal mutluluğu gerçekleştirme gereğindedir.
Bunu başaramayan bir devlette çözülme, dengesizlik, tutarsızlık ve güvensizlik egemendir o "devlet" olma niteliğinden yoksundur.
Kitabın ismine bakarak satınalmaya ya da almamaya karar verdiğimiz, kapağına veya ismine göre aldığımız bu dönemde "tarihi efsaneler ve sırlar" isminde bir kitabı rafta gördüğünüzde almama ihtimaliniz daha yüksek olabilir. Şahsen ben kitabı bir gece vardiyasında elimi doldursun diye okumaya başladım. 175 sayfadan oluşan Bu kitap tarihi dramatik, mitolojik, felsefi, dini, mizahi birçok konuyu efsanelere dönüşmüş öykülerle ele alıyor ve Bu çok eğlenceli gerçekten elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Örneğin; Kız kulesi, okuduğunuzda gerçekten bu hikayelere ev sahipliği yapmış mı diyeceksiniz. Özetle kısa sürede bir kitap bitirmeye niyetliyseniz Garanti ediyorum.
Sadece canlılar mı birbirini severler cansızların, toprağın, taşın, bina ev ve kulelerinin hiç aşık olduğunu duydunuz mu? Efsane buya, Galata kulesi de kız kulesine deliler gibi aşıkmış. Onu her gün uzaktan uzağa hayranlıkla seyredermiş. Galata kulesi'nin etrafındaki yüksek binalar yapılmaya başlayınca kız kulesi'ni göremez olmuş. Bunun üzerine Galata kulesi boyunun uzamasını dilemiş Allah'tan. İçi bir yana dışını da kasıp kavuran emsalsiz aşkları dualarının kabul edilmesini sağlamış ve günden güne boyu uzamış. O kadar ki uzadıkça uzamış, civardaki en yüksek bina Galata kulesi olmuş. Hiç kavuşamayacağı sevgilisini artık rahatça görebiliyormuş...