İnsan yirmi yaşında ya toplumun akılla bağdaşmayan
düzenine girer ya da var olur. Uyum istemiyor, var olmak istiyor. Gidiyor.
Sınırlarını zorluyor. Ben de gidiyorum. Henüz uyum duyacağım hiçbir şeyle
karşılaşmadım.
Hiç değilse acıları dönüştürecek
sözcüklere sahip olduğumu düşündüm. Ama diğer insanlar, acılarını,
yaşantılarını, uykusuz gecelerini, umut ve umutsuzluklarını ne yapıyorlar.