CENGİZ AYTMATOV;Babasının savaşta kaybetmiştir. İkinci dünya savaşının yokluk yıllarını babasız geçiren Aytmatov,çocuk yaşında çalışmaya başlamıştır. Annesi dört çocuğunu kendisi büyütmüştür.
Savaşın en iyi tanığı olan Aytmatov, bu ilk romanını "TOPRAK ANA" 1963'te yazmıştır.
Bu kitabını Anne ve Babasına sunduğunu söylüyor Aytmatov,ilk sayfasında.
Aytmatov,bu romanını, yaşadıklarını, hissettiklerini bizlere o kadar yalın ve akıcı bir şekilde anlatıyor ki,adeta okurlarına yaşatıyor. Insanın en derinine,kadar inmiş, en can alıcı noktasını bulmuş ve acıyı hissettirmiştir.
Gerçi şu an bulunduğumuz durumda buna müsait burnumuzun dibinde yıllardır süren savaşlar, yitirdiğimiz genç fidanlar, yüreği yangın yeri analar,babalar, dul kalan genç kadınlar, boynu bükük yetimler, kaybolan gelecek, hayaller.
Aytmatov' un bu kitabını okurken zaten boğazım düğümlendi gözyaşlarımı tutamadım tutmayayım zaten vicdanım rahat olmasın acı çeksin,unutmasın, unutturmasın bana.
Aytmatov,romanın da bir kırgız köyünde, savaşın çıkmasıyla askere çağrılan erkeklerin gidişiyle, köyde kalanlar çok sıkıntılar çekmiş, mahsul erkekler askerde olduğu için büyük kısmı toplanmamış kalanda merkeze gönderilmek zorunda kalınmıştır. Halk,aç, sefil bir hayat yaşarken birde cepheden gelen ölüm haberleri onları yıkmıştır.
Umutsuz bekleyişler, acı, ayrılık, gözyaşı. Bütün zulmetiyle acımasız savaş.
Bu savaş ki önüne geleni canlı, cansız bir hortum gibi içine çeken bir canavar.
Herkesin canını, geleceğimi, umutlarını, hürriyetlerini, sevgilerini, sevgililerini alıp götüren.
TOLGONAY ANA,savaşta üç oğlunu ve eşini kaybetmiş gelini Aliman ile yalnız kalmıştır. Onun TOPRAK ANA ile konuşmalarına dertleşmesine tanık oluyoruz,onu Toprak Ana'dan başka kim daha iyi anlayabilirdi. Oda bir Ana.
Tolgonay, bir