Tum bu insanlar, yani hanımefendi, şoför, bahçıvan, hizmetçi aynı yüzü taşıyorlar. Sanki yüzlerinde bir maske var. Kayıtsızlık, terbiye, belli belirsiz bir bastırılmışlık taşıyan bir maske bu. Öyle ki şoförle patronunu ayırt etmeyi sağlayan tek şey üzerindeki elbiseler.
Şimdiki zamanı kat ederken gözlerimiz bağlıdır. Çok çok yaşamakta olduğumuz şeyleri sezebilir ve tahmin edebiliriz. Ancak daha sonraları, gözlerimizin bağı çözüldüğünde ve geçmişi incelediğimizde ne yaşamış olduğumuzu fark eder, yaşadıklarımızın anlamına varırız.
Sesler yaşlandıkça değişir derler, yani bir yabancıyla telefonda konuşurken yaşının kaç olduğunu zorlanmadan tahmin edebiliriz, ancak bu durum tanıdığımız kişiler için geçerli değildir.
Her sabah kuşluk vaktinde, borç batağına saplanmış kırk elli adet kõle Fagerborg Lisesi öğretmenler odasında oturuyor, evden getirdikleri sandviçleri atıştırırken boş boş konuşuyorlardı.