İlknur Demir

Ne var ki, sanatta mazerete yer yoktur, niyet hesaba katılmaz, sanatçı her an içgüdüsüne kulak vermek zorundadır; bu yüzden de sanat, hayattaki en gerçek şey, en sıkı okul ve esas Son Yargı'dır.
Sayfa 172·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Acı hatıralar hep ölülerle ilgilidir. Oysa ölüler kısa sürede yok olur ve mezarlarının çevresinde bile, tabiatın güzelliği, sessizlik, temiz hava kalır sadece.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Evet, hatıra eğer unutuş sayesinde, kendisiyle şimdiki an arasında herhangi bir bağ, bir köprü kuramadan, kendi yerinde ve tarihinde kalmış, bir vadinin dibinde veya bir tepenin doruğunda uzaklığını korumuş, tecrit edilmişse, bize ansızın taze bir soluk getirir, çünkü bu eskiden soluduğumuz bir havadır, şairlerin cennette nafile aradığı bu temiz hava, ancak daha önce solunmuşsa bu derin yenilenme duygusunu yaşatabilir, çünkü gerçek cennetler kayıp cennetlerdir.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Ne var ki, bazen her şeyin bitmiş gibi göründüğü bir anda, bizi kurtarabilecek bir uyarı gelir, hiçbir yere açılmayan bütün kapıları çalmışken, yüz yıl boyunca nafile aradığımız, istediğimiz yere açılan yegane kapıa bilmeden çarparız ve kapı açılır.
Sayfa 160·Kitabı okudu
"Ağaçlar, diye düşündüm, bana söyleyeceğiniz bir şey kalmadı, soğumuş kalbim sizi işitmiyor artık Oysa tabiatın ortasındayım, ama gözlerim ışıklı alnınızı gölgeli gövdenizden ayıran çizgiyi kayıtsızca, sıkıntıyla kaydediyor. Kendimi şair zannettiğim olduysa da, şimdi şair olmadığımı biliyorum. Belki hayatımın yeni başlayan bu kupkuru döneminde, tabiatın artık bana vermediği ilhamı insanlarda bulabilirim. Ama tabiatı şarkılarımla övme ihtimalimin olduğu yıllar asla geri gelmeyecek."
Sayfa 150·Kitabı okudu