Tavşan yahnisi yapmak için önce bir tavşan olmalı, Tanrı'ya inanmak için de önce Tanrı..
F.M. Dostoyevski/Ecinniler
Adolfer'in Zirzəmi-si:
t.me/+NkIJrijmPcFjZmUy
6 şubat [1905] günü, Ermeniler şehrin orta yerinde bir Tatar'ı vurduklarında Bakü'deydi. Azeri Türkler - ya da sık sık denildiği gibi ''Tatarlar'' - misillemede bulundular. Haberler hızla yayıldı. Zengin ve başarılı Ermenilerden uzun süredir rahatsız olan yetkililer, Müslüman Azerileri şehrin içine akın edip yağma yapmaya teşvik ettiler.
Beş uzun gün boyunca Azeri çeteler, dini gerilimlerden, zenginliğin yol açtığı hasetten ve yakın komşuluktan kaynaklanan dehşet verici bir kinle, karşılaştıkları her Ermeni'yi öldürdüler. Yahudilere uygulanan pogromlar bütün imparatorluğa yayılırken, Bakü, insanların öldürüldügü, yakıldığı, tecavüze uğradığı, vurulduğu ve bagazlarının kesildiği tam bir etnik katliam ayini yaşadı. Vali, Prens Nakaşidze ve ona bağlı olan polis şefi hiçbir şey yapmadı. Kazaklar Ortodoks Ermenenileri, polis tarafından silahiandırılan Azeri yığınlara teslim etti. Azerilerin konağında kuşattıkları bir Ermeni petrol baronu, mermisi bitip kalabalık tarafından parçalanana kadar Winchester tüfeğiyle saldırganları teker teker vurdu. Sonunda hali vakti yerinde ve silahlı Ermeniler de çatışmaya girip Azerileri katletmeye başladılar.
Belediye başkanı, "Birbirlerini neden öldürdüklerini bile bilmiyorlar," dedi. "Sokaklarda binlerce ceset yatıyor," diye yazdı, Bakü katliamının tanıklarından biri . "Hıristiyan ve Müslüman mezarlıkları doldu." Cesetlerden yayılan koku boğucuydu. Her yerde kadınlar deli bakışlarıyla çocuklarını arıyorlar, kocalar çürümüş ceset yığınlarını taşıyorlardı." En az 2.000 ölü vardı.
Zəif və çiy hekayəsi ilə yaşatdığı fiyasko azmış kimi, fəlsəfədən tamamilə məhrumluğu ilə qətiyyən Sade'a aid olmayan bir "Sade əsəri". 'Yataq Otağında Fəlsəfə' və 'Justine; Erdemin Felaketleri' əsərlərini oxuyub qələmini, tərzini analiz edən biri olaraq yazıram ki, bunu de Sade'ın yazdığına qətiyyən inanmıram. Daha çox 'səninlə istədiyin kimi olaram' təklifinə qarşılıq adından istifadəyə icazə vermiş kimi hissiyyatı yaratdı məndə.
Kitabın tək yaxşı tərəfi hədsiz hissiyyatlı və orta əsrləri andıran tragik finalı idi, vəssalam.
Xülasə, məncə, bu kitabı nə oxumayın, nə də oxutmayın!
Heyecanlı bir insanı pasif direniş kadar çileden çıkaran bir şey yoktur. Böyle direnilen kişi insanlıktan uzak biri değilse ve direnen kişi pasifliğinde gayet zararsızsa, o zaman, direnilen kişi daha neşeli anların da, aklıyla çözmesi imkansız olan şeyi hayalgücüyle bulmak için müşfik bir çaba gösterir.