”Yokluğunu hissettiğin her şeyi önce kendinde aramaya başlamanı dilerim. Şairin dediği gibi: Ey gönül! Define sandığının üzerinde oturup dilencilik yapıyorsun.”
“Okumak, bir lüks olarak bizi uyuşturan ve gelişmiş algılama yetilerimizin bir süreliğine uyumaya çekildiği bir faaliyet değildir. Ayak parmaklarımızın ucuna yükselip en uyanık ve en zinde halimizle, zaman ayırarak, kendimizi bütünüyle adamamız gereken bir faaliyettir okumak.” (s. 121)