''mutluluğa direnmek; çoğu kimse başarır bunu. mutsuzluk; o başka tür bir yalan. onu bir tadın, asla doyamayacaksınız! onu açgözlülükle ve özellikle olmadığı yerde arayacak, onu orada tasarlayacaksınız, çünkü onsuz her şey size yararsız ve sıkıcı görünecek. o, bulunduğu yerde gizi kovar veya aydınlatır. olayların tadı tuzu ve anahtarı, rastlantı ve saplantı, kapris ve zorunluluk demek olan mutsuzluk en güçlü, en kalıcı ve en gerçek olan yanıyla görünüşü size sevdirecek, size ona ebediyen sımsıkı bağlayacaktır, çünkü doğası gereği yoğundur ve her yoğunluk gibi köleliktir, boyun eğiştir. kayıtsız ve başıboş ruh, kösteği çözülmüş ruh...nasıl ulaşmalı buna? yokluğu nasıl fethetmeli, yokluk özgürlüğümü nasol ele geçirmeli? bu özgürlük törelerimiz arasında asla yer almayacak, ''sonsuz ruh düşü'' de...''
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
''beden gibi zihin de ''yoğun yaşam''ın başlıca konusudur. nietzsche, baudelaire ve dostoyevski gibi kendine karşı düşünme sanatının ustaları, tehlikelerimize güvenmeyi, kötülüklerimizin alanını genişletmeyi, varlığımızla anlaşmazlık içinde olan bir varoluşun sahibi olmayı öğrettiler bize. ve büyük çinliye göre (tao) düşkünlüğün simgesi olan eksiklik eğitimi, bizim için, kendimize egemen olmanın, kendimizle doğrudan temasa geçmenin biricik tarzını oluşturur.''
''bir insanın yerini başka birinin almasının olanaksızlığı anlaşıldığında, varoluşu ve yaşama devam etmesi büyük bir sorumluluk halini alıyordu. kendisini özlemle bekleyen bir insana veya bitmemiş bir çalışmaya karşı sorumluluğunu fark eden bir insan yaşamını asla çöpe atamıyordu. varoluşunun ''neden''ini bildiği için tüm ''nasıl''lara katlanabilir hale geliyordu.''