Ümit Demir

Ümit Demir
@Inanulas
Kitap okur. Film izler. Bazen yazar.
Başucu Kitabı
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 01:20
Kendince bir şeyler yazan ve ileride kitap çıkarma hayali olan birisi iseniz bu kitabı mutlaka okumalısınız. Bu kitabı sadece “okumak” amacıyla okumanın bir hata olduğunu düşünüyorum. Ağır ağır okumanın gerekliliğine inanıyorum. Çünkü kendi sınıfının içinde var olabilmeyi, sınıflar arası ayrımların gösterildiği, sınıf atlama telaşını, çalışma azmini, iradeli olmayı, hayatı yaşamayı, hayatı sorgulamayı, çatışmalı felsefecileri karşılaştırmayı, bireyin aşk anlayışı ve aşktan nemalanma çalışmalarını, kitap yazmayı, sürecin işleyişi, editörlük gibi bir çok konunun anlatıldığı çok boyutlu bir kitap ile karşı karşıya olduğumuzu unutmamamız lazım. *Bir gün yaptığı bir iyilikle bütün yaşamının yönünü değiştiren adamın hikayesini anlatıyor aslında kitap. *Sınıf farklılıklarının çok net aktarıldığı, aşkının esiri olan bir gencin sınıf atlamak için bütün yaşamını hiç tereddüt etmeden değiştirmeye çalışmasına ve bu uğurda asla pes etmeyen bir adamın hikayesini öğreniyoruz sayfalar ilerledikçe. *Çalışma azmi ve aşkına olan inancıyla, sınıf atlamak için yazar olmaya çalışan adamın, istediğinin olduğuna ve artık çok para kazanmaya başladığını okuyup dururken artık yanında ne aşkının ne de bir şeyler yazma isteğinin olmadığına tanık oluruz. *Albert Camus “Denemeler” adlı kitabında şöyle bir şey der:”Edebiyat olan her yerde umut vardır.” Ancak bizim hikayemizin kahramanı edebiyatın zirvesindeyken büyük bir ümitsizliğe, tükenmişliğe kapılır. Bu da garip bir çelişki olarak kalsın burada.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2019134,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Herkesin Okumasını İsterdim
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2021 23:44
İsterseniz hızlı bir şekilde okuyabileceğiniz, akıcı ve her şeyden önce anlaşılır bir felsefe kitabıyla karşı karşıyasınız. Bir arkadaşım ile Spınoza üzerine tartışırken anlaşamadığımız bir nokta üzerine bu kitabı mutlaka okumamı söylemişti. Ben yavaş bir şekilde okumayı seçtim. Kitabın yazarı Çetin Balanuye harikulade bir iş çıkarmış. Herkesin okumasını isterdim bu kitabı.
1000Kitap
Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor?Çetin Balanuye · Ayrıntı Yayınları · 20171,113 okunma
Puan vermedi·315 syf.··
2021 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 19:43
Neden okuma ihtiyacı duyuyoruz? Neden yazma gereksinimi hissediyoruz? Neden film izliyoruz? Ercan Kesal’ın hekim olduğu, sinemada oyunculuk yaptığı ve senaryo yazdığı aynı zamanda çeşitli kitaplar ürettiği biliniyor. Bunların üzerine dergi, gazete ve sanat dergisi tarzındaki web sitelerinde yayınlanan söyleşilerinin derlendiği bir kitap olarak karşımıza çıkıyor. Kitap Ercan Kesal’ın hayata bakışını, sanatını, özelinde edebiyat ve sinemanın insana ve topluma kattığı veya katması gerekenler konusunda görüşlerini belirtirken yaşadığımız olaylara ve konulara belli bir aydın sorumluluğunda yaklaştığını görüyoruz. Neden okuyorum, yazıyorum ya da izliyorum? Çünkü orta bir vasatlığa teslim olmak istemiyorum. Sistemin sadece “tüketmek’’ görevi verdiği birisi olmak istemiyorum. Kendime dert edindiğim duyguların, olayların, hikayelerin peşine düşüyorum. Böylece bana dayatılan ve benden sadece “tüketmek’’ görevi beklenen sisteme kendimce bir dakika diyebiliyorum. Böylece bu görevi yerine getirmem üzerine kurulan sisteme itiraz etmiş oluyorum.
Edebiyat
"Aslında..."Ercan Kesal · İletişim Yayıncılık · 2017190 okunma
ASLINDA HATIRLAMAK, AYIKLAMAKTIR
Puan vermedi·198 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 00:28
Kendinize bir iyilik yapın mutlaka ama mutlaka bu kitabı okuyun. Bozkırın ortasında doğup büyümüş, İzmir’de üniversiteyi okuduktan sonra Anadolu’ya doktor olarak dönmüş birisinin tamamen başından geçen olayların anlatıldığı bir öykü kitabı ile karşı karşıyasınız. Sadece doktorluk dönemi değil çocukluktan öğrenciliğe, öğrencilikten aileye, aileden hastalara; birbirileriyle bağlanan öyküleri izliyoruz. Öyküler tam bir sinematografik. Anlatılan her öyküyü tahayyül edebiliyorsunuz. Çok iyi kurgulanmış, çok akıcı ve hep bir duygunun peşinde koşulmuş eserde. Hikayenin içinde başka bir hikayeye geçiyorsunuz ve bağlantılar o kadar güzel kurulmuş ki okurken çok büyük edebi keyif alıyorsunuz. Tamamen gerçek hayattan alınmış olduğunu öğrendiğim andan itibaren çoğu öyküden sonra yutkunamadım. İçim acıdı. Yüreğim parçalandı. Öyküler baba – oğul ilişkisine, ana – oğul ilişkisine, bozkırın ortasında çocuk olmaya, kasabada doktorluk yapmaya da değiniyor. Ne anlatırsa anlatsın sizi can evinden vurmayı başarıyor. Kızıyorsunuz, utanıyorsunuz, kendinizle hesaplaşıyorsunuz. Çeşit çeşit duygular içinize doluyor ve bir yerden sonra duygularınızın esiri oluyorsunuz çünkü elinizden bir şey gelmediği içinde boğulmaya başlıyorsunuz. Naile’nin hikayesini okuyunca eliniz, ayağınız titriyor. Yanık kokusunun etkisiyle tanışmak sarsıyor insanı. Ağlamamak için kendinizi zor tutuyorsunuz. Bunun gibi anlatılan her öyküde kalplerimize bir dokunuş, bir sesleniş var. Yakıyor, dağlıyor yüreğinizi. Etrafımızda olup biten ne çok olay varmış biz bunlara ne kadar da sağır, dilsiz ve körmüşüz gibi davranmışız diyorsunuz.
Edebiyat
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
Tutunamayanlar
Puan vermedi·724 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 22:14
Öncelikle, Oğuz Atay kitabı, kitabın içinde: “Bu kitap ne ciddi kavgaların, ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır. Sizlere hizmetten şeref duyan yayınevimiz iftiharla sunar: Tutunamayanlar. Belli başlı bütün kitapçılarda bulunur,’’ diye tarif ediyor. (sy:559) Kitap okudum bitti tamam bunu kitaplığa kaldırayım diyeceğiniz bir eser değil. Bol bol notlar aldıran, çokça düşündüren bir roman olduğu için rastgele bir sayfasını yahut değinilen bir konuyu hatırlamak için okuma ihtiyacı ilerleyen zamanlarda mutlaka hissettirecektir. Her daim elinizin altında olmasında fayda var. Bu kitabı anlayabilmek için dönemini çok iyi bilmek gerekiyor. Kitabın yazıldığı dönemde edebiyat anlayışı daha çok sanata bir misyon yükler. Bu dönemde böyle bireyin iç yolculuğu, sıkıntıları, ümitsizlikleri, hayal kırıklıkları gibi şeyler lüzumsuz olarak görülür. Yaşar Kemal, Orhan Kemal gibi yazarların eserlerinin daha çok okunduğu diğer yandan köylü sınıfının anlatıldığı romanlar hep göz önünde çünkü edebiyatın toplumu bir adım öteye götürme, aydınlatma derdi var. O dönemin Türkiye’sinde insanlar köylerde yaşıyor. Şehirde işçiden ziyade daha çok hizmet sektöründe olan insanlar var. Gerek üslubu gerekse seslendiği yer bakımından çok aykırı bir roman. Cesurca bir davranış sonucu ortaya çıktığını söylemek gerekir. Neden? Çünkü kitap: küçük burjuvaziden bahsederken onları yerden yere vurmuyor yani devrimci olmamakla suçlamıyor diğer yandan kendi sınıfını eleştiriye çağırıyor. Entelektüel denilen gruba da sesleniyor. Gerek kurgusu, gerekse anlattığı, gerekse dili bakımından roman dönemine göre ilericidir. 1960 yıllarında Avrupa’da görülmeye başlayan postmodernist akımının bizdeki öncüsüdür. Bilinç akışı tekniğini
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma