Tuğba İnce

Çok yemek
Çok yeme ağacı diken, hastalık meyvesi toplar. (Atasözü)
Reklam
9/10
·256 syf.··
2024 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 23:07
Sabahattin Ali’nin okuduğum ilk kitabı. Romanda bir baltaya sap olamamış Ömer’in başta anlam arayışı gibi görünen ama aslında boş bir buhran içinde geçen günlerini okuyorsunuz. Macide’nin aslında romanda en düzgün karakterlerin ikisinden biri olması ama Ömer’e aşık olmasından ve daha da önemli olarak sahipsiz ve bakıma muhtaç durumda olmasından üzüntü duyuyorsunuz. Macidenin hayatı maalesef bir kadının kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceği bir hayat İçin bile yine birilerine muhtaç olduğunu gösteriyor. O dönemin şartları bunu gerektiriyordu. Macide tüm haklılığına rağmen valizini toplayıp kapıdan çıkarken gidecek hiçbir yerinin olmaması önemli bir gerçekliği yansıtıyor. Evet eserde kahramanımız Ömer ama ben Macideye daha fazla odaklandım. Ne yapabilirdi, nasıl davranabilirdi diye. Yazarımız öyle gerçekçi yansıtmış ki çoğu zaman ben de o çaresizliğe düştüm Macideyle birlikte. Aydın görünen kesimin içindeki çürümüşlüğü de çok güzel anlatmış. Macide Ömer’in o yarı münevver (bile olmayan) çevresini gördüğünde anlamsız bir saygı duyuyor ama zamanla o da uyanıyor ne kadar boş ve anlamsız, kibirli tartışmalar olduğunu anlıyor. Bedri de çok güzel bir karakter, arada ‘sahi normal neydi?’ diye düşündüğünüzde ben burdayım diyor :) Romanda o kadar boş bir arayış ve tembellik hakim ki hemen çalışmak, sebat etmek, azim göstermek isteği uyandırdı bende bu satırlar. Sabahattin Ali bu romandaki karakterlerle aslında gerçek hayattan tanınır kişileri resmetmek istemiş ama o kısmına hakim olmadığım için yorum yapamayacağım, H. Nihal Atsız’ın karşılık olarak kaleme aldığı İçimizdeki Şeytanlar eserini de bir arada okumak istiyorum, notlarıma aldım. Ama o karşılıklı atışmalar ve benzetmeler, günümüzün basit gündemi ile kıyaslandığında çok anlamlı geliyor. Bu kitaptan hemen sonra Kuyucaklı
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
Bu kitabı düşünmekten bir kaç gün kitap okuyamayacağım.
10/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2024 22:51
Kuyucaklı Yusuf Ege’de geçen öksüz ve yetim kalan Yusuf’un hikayesi. Sabahattin Ali’nin toplumcu gerçekçilik akımı ile kaleme aldığı eserde yüze çarpan taşranın o sert tokadını kahramanla beraber siz de yiyorsunuz. Herşeyin müspet olduğu bir ortamda, sevdiği kızın da onu sevdiği, ailenin rızasının olduğu bir durumda, aile olduktan sonra da insanı sevdiğinden koparabilirler mi? Yusuf’u kopardılar. Ben de yumruğumu sıka sıka okudum tüm bu olanları. Kitapta Sabahattin Ali’nin ana karakterlerinde bulunan o anlam arayışı ve iç hesaplaşmalar var. Toplumun gerçek yüzüne, memuriyetin içindeki boşluğa, devletin sözde yetki verdiği makamların nasıl klişeler altında ezildiğini, ezilmemek için direnenlerin ise o dirençlerinin ne denli sert kırıldığını görerek o çaresizliği iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bunun yanında tertemiz ve acı bir aşk hikayesi var. Acı sonları sevmiyorum ama Sabahattin Ali öyle özenli kaleme almış ki hissettikleriniz bu derin üzüntüye bile değiyor. Kitaptan sonra filmini de izledim. 1985 yapımı olan film bir okur için çok tatmin etmiyor tabi ama yine de o dönemin şartları için başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Salahattin bey, Yusuf ve Muazzez karakterleri güzel canlandırılmış. Kitap tabi ki daha derin ve filmden çok daha hisli. İçimizdeki Şeytan’dan sonra bu romanı okudum. Bir yandan seviniyorum bir yandan da genç yaşta ölen Sabahattin Ali’nin kitapları bitecek diye üzülüyorum. Ama kendimi yavaşlatamadan devam edeceğim sanırım. Yazarımızın kalemine sağlık diyor, karşısında önümü ilikliyorum :)
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma

Tuğba İnce

, bir kitap okudu
10/10
·222 syf.··
Beğendi
·
35 saatte okudu
·
2024 4. kitabı
Sabahattin Ali
8.3/10 · 210,8bin okunma
Kimse baba gibi sevemez.
- Benimle gel. Benimle kal. Ben seni baban gibi severim olmaz mı? - Beni babam gibi sevemezsin, ama geleyim.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Reklam