"Kara delikler yakınlarındaki yıldızlardan kopan parçaları yutarak büyüyormuş. Tıpkı insanlar gibi. İnsanlar da içlerinin karanlığını, ruhunu emdikleri başka insanların aydınlığıyla besliyor. Anlasana, herkes birbirinin katili. Ama sorsan, herkes Çobanyıldızı...
Henüz yazdığını okuyamıyor, okuduğunu yazamıyor, yazdığını doğru bile yazamıyor olabilir. Ama ben onun iyiliği anladığını, anladığı şeyin doğruluğunu biliyorum. Benim güzel çocuğum içindeki iyiliği hiç kaybetmemen dileğiyle...
Hoş, efendi gibi evimde oturup ölümün teşrifini beklemek yerine, bedenimi bir kasap dükkanını andıran hastanede sergileyip, o dükkanın kirli tezgahında mıncıklatmayı kabullendiğime göre, ölüme en teslim olduğum sırada bile, umut belasından büsbütün kurtulamamıştım herhalde.