Hiçbir alt metni olmayan bomboş bir çocuk kitabı. Evet çocuk kitapları zorunlu olarak bir eğitsel amaç taşımak zorunda değil fakat edebi değeri de yok bu kitabın. Para verip almaya değmez, okutmayın.
Kitap, bir çocuğun “nine” figürüne içini dökmesiyle başlamakta. Ancak anlatım, belirli bir olay örgüsü etrafında ilerlemek yerine düşünce akışı şeklinde ilerlediği için çocuk okuyucu açısından takip edilmesi zor bir yapı ortaya koyuyor. Anlatıcı çocuk, hiçbir konu üzerinde uzun süre durmuyor; anlatım sürekli olarak farklı olaylara geçiş yaparak ilerliyor.Bu durum, özellikle küçük yaş gruplarında odaklanma güçlüğüne neden olabilecek bir özellik taşımakta.
Her ne kadar kitabın dili sade ve anlaşılır olsa da içerik açısından bütünlük sağlanamamış. Neredeyse her sayfada farklı bir olaydan bahsedilmekte; örneğin bir bölümde gördüğü kabus anlatılırken, hemen ardından kayak yapmak için dağa gitmesinden ve başka bir bölümde Cadılar Bayramı kutlamalarından söz edilmekte. Bu geçişler arasında anlamlı bir bağ kurulamadığı için metinde tutarlılık zayıf kalıyor. Eğer bu anlatım günlük formatında sunulsaydı, bu dağınık yapı daha anlaşılabilir olabilirdi.
Kitapta anlatım “nine” üzerinden ilerlemesine rağmen, bu karakter yeterince somutlaştırılmamış. Ninenin kim olduğu, nerede bulunduğu ve çocuğun neden özellikle nineye yöneldiği açık bir şekilde açıklanmıyor. Bu durum, çocuk okuyucunun zihninde soru işaretleri oluşturmakta ve metnin anlaşılmasını zorlaştırmakta.
Eserde ele alınan temel temalardan biri ırkçılıktır. Ancak bu durum Amerikan toplum yapısı gibi bir ortamda gerçekleştigi için Türkiye'de anlasilabilecek bir konu değil. Bu nedenle Türkiye’deki çocukların doğrudan deneyimleyebileceği bir bağ kurmakta zorlanabilir. Kitapta, farklı olan bireyin dışlanması ve kendini farklı hissetmesi üzerinde durulmakta, ancak bu durumun çözümüne yönelik yeterli bir rehberlik sunulmamakta..
Ayrıca kitapta çocuğun evlatlık olduğunu öğrendiği bölüm dikkat çekici. Bu bölümde çocuğun “farklı”