Dışarıdan doğru gittikçe kültürel evrim anlaminda geriye doğru gideriz (s.38).
***
Bu nedenle onlara kapitalizim dışarıdan taşınmalıydı. Aslinda kuram buyuk olcude, hukukcular, Avrupali sömürge kurumları ve idareleri tarafından ortaya atılmıştı. Cok somut amaclari vardi: Sömürgelestirilmis halkların 'toprak mülkiyet hakki' kavramından habersiz oldukları varsayımına dayanarak topraklarini istimlâk etmek için hukuki zemini hazırlamak (s.51).
Bagimsizlikta israr soz konusu ise ozgurlugunu elde eden ulkenin halkini, ekonomik ve toplumsal gelişmenin tek yolunun 'sömürge ekonomisini' sürdürmek, yani sömürgecilerin şirketlerinin ve bankalarının yeni rejim altinda da (kârlı) işlerine devam etmelerinin doğruluğuna inandiracakti. Bu sisteme günümüzde 'yeni sömürgecilik' (neocolonialism) diyoruz.
Mucizenin 'neden' çıktığı konusunda tarihçiler arasında fikir birliği yok. Neden Avrupa böyle mucizevi sekilde ilerlerdi? Avrupalilar genetik ya da kulturel olarak üstün olduklarindan mi? Yasadiklari cevre daha elverisli oldugundan mi ya da tarihin belli bir aninda Avrupalilara diğer toplumlar karsisinda kati bir üstünlük sağlayan harika bir şey oldugundan mi?
Bir çırpıda bitebilecek ancak bir o kadar da dağınık/kararsız ilerleyen bir eser. Klasikler dönemin tarihsel-felsefi-ahlaki-siyasi fenomenlerini içermesinden dolayı birer arşiv ve dönemsel kanıt izi sürmesi açısından kıymetlidir. Bu açıdan bu eser için söyleyebileceğim şey o dönemin komedi ve sanat anlayışıyla iç içe ilerlemesi. Başlığından dolayı, 'yanılgılar komedyası', daha çok gülümsemeyi umuyordum ancak belki türe olan yabancılığımdan belki de taa ortaçağdan kalma bir dialog bütününden dolayı pek eğlendiğimi söyleyemem. Sirakuzalı Dromio olmasa hiç çekilmeyecek bir eserdi benim için.