Book Heaven

Puan vermedi·104 syf.·
2022 47. kitabı
Jean-Louis Fournier'nun ödüllü kitabını satın aldığımda konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu. iyi ki de almışım. Okuduğum en dokunaklı eserlerden.... Fournier, eserinde, Thomas ve Mathieu isimli iki engelli oğlunu anlatıyor. Öyle ki kara mizahla birlikte acıyı adeta içinizde yaşıyorsunuz. Başlangıçta yaptığı esprilere bir kızdım sonra altındaki çaresizliği hissedince kendime çok kızdım. Özel eğitim öğretmeni, psikolojik danışman arkadaşlarım başta olmak üzere insanlık hallerini anlamaya, hissetmeye düşkün herkese bu kitabı özellikle tavsiye ediyorum.. Alıntılar “Bir gün onu kaybettik. Geceyi ,ölü yaprakların teker teker altına bakmakla geçirdim. Sonbahardı. Rüyaydı...” syf 61 “Hiç mutlu olmamış,dünyaya sadece acı çekmek için ufak bir gezinti yapmaya gelmiş olan birinin ölümü korkunç bir şeydir. Bir gülümseyişinin anısını saklamak bile çok zor...” Syf 62 “Ben artık kim olduğumu pek bilmiyorum,hayatta nerede olduğumu bilmiyorum,yaşımı bilmiyorum. Yolum çıkmaz sokakta bitiyor, hayatım çıkmaz sokakta son buluyor...” Syf 102
Psikoloji
Nereye Gidiyoruz Baba?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·248 syf.·
2022 46. kitabı
Oldukça dokunaklı bir romandı. Kitaptaki “at” metaforunun özellikle çok hoşuma gittiğini söylemeliyim. Okuyanlar ne demek istediğimi anlamışlardır. Hasta, yaşlı bir adamın ebedi hayata giden yolcuğunda bir oğlun duygularını okuyoruz. Toptaş gerçekten çok güçlü bir kalem. Romandaki Denizli yöresine ait Ege esintilerini, insanımızın sıcaklığı,içtenliği,yalın tasvirlerini ayrıca sevdim. Okumanızı öneririm.. alıntılar “Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır.” “Daha yüksekte de, insanda çaresizlik ve yalnızlık hissi uyandıran yıldızlar vardı; irili ufaklı, uzak uzak yıldızlar...” “Yaşlılık, kısa mesafelerin haddizâtında ne kadar uzun olduğunu görme vakti.” “Büyük ihtiyaçların küçüldüğü, küçük ihtiyaçların büyüdüğü döneme yaşlılık diyorlar” "İ𝚗𝚜𝚊𝚗 𝚍𝚎𝚍𝚒ğ𝚒𝚗 𝚋𝚒𝚛 𝚝𝚎𝚔 𝚢𝚊𝚙𝚛𝚊𝚔𝚝ı𝚛." “O da bana baktı gözlerini hiç kırpmadan. O an, birbirimize bakışlarımızla sarıldık sanki.” “Dünya gözyaşlarımın içindeydi artık, dünya bulanıktı, dünya ıslaktı ve dünya kalın uğultular eşliğinde, etrafa buğular saçarak, hafif hafif titriyordu.”
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2022 45. kitabı
Birkaç yıl önce okuduğum Bollywood (Hint sinemasi) tadında esprili, eğlenceli roman. Racastan'li bir Hint fakiri , çivili yatak satın almak için Paris'teki bir IKEA mağazasına gelir ve macera böyle başlar. Neredeyse hiçbir bookstagram sayfasında bu kitaba rastlamamam, beni oldukça şaşırttı. Otuzalti ülkede yayınlanmış, otuzuc dile çevrilmiş ödüllü, esprili olduğu kadar göçmenlige de son derece ince bir vurgu yapan bir kitap.. Kesinlikle tavsiye ederim;) #alinti "Neden kimileri şurada, kimileri ise burada doğuyordu ki? Neden kimileri hayatlarını yaşarken diğerlerinin ve daima aynı kişilerin, ancak susmaya ve ölmeye hakkı vardı?" "Maupassant'ın Eyfel Kulesi'den nefret ettiğini biliyor muydunuz? Her gün orada yemek yerdi; çünkü Paris'te bu kulenin gözükmediği tek yer orasıydı..." "Kuzeni Pakmaan, bir gün ona, Las Vegas kumarhanelerinde hiç saat bulunmadığından bahsetmişti. Böylece müşteriler geçen zamanın farkına varmıyor ve öngördüklerinden çok daha fazla para harcıyorlardı. Ikea da bu tekniği kopyalamış olmalıydı..." "Neticede bir fakir; ne acıdan çekinirdi ne de ölümden..." "Şımarık çocuklardan başka bir şey değildi şu Fransızlar." "Çok iyi anlamışsınız Wiraj,hakkınız olan size verilmediğinde sizin onu almanız gerekir. Bu, daima benim hayatıma yön vermiş bir ilkedir.'' diye ekledi hırsızlığın da bu güzel tanıma dahil olduğunu belirtmeden." "Zira, mültecilerin bile bir onuru vardı. Mallarından, mülklerinden, pasaportlarından, kimliklerinden olmuş halleriyle, onlara kalan son şey de buydu zaten. Onur. Ve işte bunun için yalnız çıkıyorlardı yola, karılarını, çocuklarını almadan. Onları asla böyle görmesinler diye. Onları daima büyük ve güçlü olarak hatırlasınlar diye. Daima." "Bir dolabın içinde yolculuk yapmakta utanılacak bir şey yok Ajatashatru. Zira,
Bir İkea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri'nin Olağanüstü YolculuğuRomain Puertolas · Can Yayınları · 2017499 okunma