Merhaba kitap dostlarım.. Genç Bir Doktorun Anıları, hızlıca okuduğum ve çok sevdiğim bir kitap oldu. Bir hekim tarafından kaleme alındığı daha ilk sayfalardan belli olan, hekimliğinin yanı sıra edebi gücü de yadsınamayacak bir yazar Mihail Bulgakov. Tıp fakültesinden yeni mezun olup, taşrada hekimliğe başlamış son derece heyecanlı, endişeli hekimimiz sağduyusu, özgüveni ve cesareti ile bir buçuk yılda binlerce vakaya bakarak deneyim kazanıyor. Tahmin edeceğiniz gibi tıbbi ekipman ve imkanların çok sınırlı olduğu bu yerde genç hekimin yegane yoldaşları iki ebe ve bir sağlık memurudur. Bu meslekte dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu tahmin edersiniz. Hekimliğin adanmışlık, özünde yardımsever olmak gibi kişilik özelliklerine dayandığını hatırlatmak isterim. (Her ne kadar dünyanın her yerinde kime sorsanız hekim olayım ya da kendi olmasa çocuğu ille de hekim olsun derdinde olsa da)
Kitaptaki hekimin bu kadar acemi şekilde göreve yollanmasına sinirlensem de onlardaki tıp eğitiminin bizimkinden çok farklı olduğunu anımsadım. Bu arada halen günümüzde bile Rusya ve Eski Sovyet Rusya'dan ayrılan ülkelerden gelen hekimlerin diplomaları ülkemizde geçmiyor. Bizim üniversitelerimize devam edip diploma almaları gerekiyor. Beş yıllık eğitimleri var bizimki kadar iyi uygulama eğitimleri yok. Hekimlikte iyi oluşumuzla, hekimlerimizle haklı gururumuz olmalı diye düşünüyorum. Ruslar Bale, opera, edebiyat, jimnastik veya uzaya astronot göndermede iyi olsunlar varsın. Her milletin dünyamıza farklı güzellikler kattığı aşikar..
Okunması gereken klasikler olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Usta ve Margarita ile Köpek Kalbi'nin Mihail Bulgakov'un en çok okunan eserleri olduğunu hatırlatmak isterim.
Alıntı "Akıllı insanlar mutluluğun sağlığa benzediğini çok önceden fark etmiştir: Mutluyken fark