Book Heaven

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·136 syf.·
2022 27. kitabı
Doppler'i o kadar sevdim ki Erlend Loe'den ikinci bir kitap daha okumaya karar verdim. Loe, Kadının Fendi'ni 24 yaşındayken yazmış; kadın erkek ilişkisini genelde kadın yazar gözünden okuruz, genç bir erkek gözüyle yazılmış esprili bir kitap olmuş. Erkeğin ilişki içerisindeki konumunu kadın belirliyor, onu sevip sevmediğinin farkına bile kadın sayesinde varıyor. Başlangıçta kadın gelip evine yerleşerek adama nefes alanı bırakmayınca iş zorunlu yüzme havuzu abonmanı olmaya kadar varıyor. Erkek biraz duygu körü gibi görünse de arkadaş toplantıları, ailevi ilişkiler derken kadın erkek arasındaki bağ güçleniyor. Kitap destansı, ütopik aşklara dayalı klasiklere alışık olanlara vasat gelebilir. Ancak günümüz ilişkilerini birebir anlatmış olduğunu söyleyebilirim. Ve evet kadının fendi erkeği yenmeli ki bir ilişki yada evlilik yürüyebilsin.. #Alıntılar "İnsanın aslında mutlu değilken mutlu olduğuna inanması oldukça yaygın bir yanılgı .” "Ortak yaşam,sonu gelmeyen bir tavizler dizisinden ibaret." "Çok fazla düşünüyormuşum, düşüncelerim önümde engelmiş, sonra neler olacağıyla çok fazla meşgulmüşüm ve insanların hatıra biriktirmekten başka şeylerle de uğraşabileceğini kabul etmem gerekiyormuş." "Sandığımızdan da büyük bir şeyin parçasıymışız meğer." "Öyle işte, hepimizin içinde boğuşmamız gereken bir karanlık vardır."
Norveç Edebiyatı
Kadının FendiErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 2019885 okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2022 26. kitabı
Marcel Proust denince akla gelen inanılmaz betimleme yeteneği. Okunması biraz yorucu gibi görünse de; bu betimlemelerin okuyucunun yaratıcılığını geliştireceğini düşünüyorum. Kitabın açıklamasında Marcel Proust’un edebiyat tarihine damgasını vuran Kayıp Zamanın İzinde adlı yedi ciltten oluşan nehir romanının beşinci cildi Mahpus’tan alınmış kısa bir bölüm olduğu yazıyor. Uzun bir eserden kesit olan bu kitaptan bir olay beklentiniz olmasın. Monolog şeklinde ilerleyen kitapta, aşk ve kıskançlık üzerine bir erkeğin duyguları anlatılmış. Özellikle kadın uyurken, sevgilisinin ona ilişkin duygu ve düşüncelerinin betimlenmesi çok hoştu. "Çoğu kez kıskançlık, aşkla ilgili meselelere uyarlanmış tedirgin bir despotluk ihtiyacından ibarettir." “Aşk, mutluluk verici bir arzuyla doluyken olduğu gibi ıstıraplı bir kaygı içindeyken de bütünün peşindedir. Ancak fethedilecek bir şeyler kaldıysa doğar ve varlığını sürdürür. Tamamıyla sahip olmadığımızı severiz ancak.” “Aşk; birine yönelik böylesi bir kaygı nöbetinde, onu tutabilecek miyim yoksa kaçıp gidecek mi belirsizliğinden doğunca kendisini yaratan o altüst oluşun izini taşır” “Sevdiğimiz kişinin artık bizimle sevgi sellerine kapılmadığını, ilk zamanların aşk itiraflarına katılmadığını görüp gözyaşı döksek de asıl daha da acısı, bizde kaybettiklerini başkalarında bulması olur.” “En anlamsız olabilecek şeyler bile sevdiğimiz biri tarafından bizden gizlendiğinde nasıl da bir anda olağanüstü kıymete biner!” “Aşkın nesnesinin bir bene hapsolmuş, önümüze uzanabilecek bir insan olduğunu sanırız. Heyhat! O insanın işgal ettiği ve edeceği tüm uzay ve zaman noktalarındaki uzantısıdır aşk” "Kalıcı mutluluğa inananların gamsızlığı içindeydim." “Sevdiğimize karşı haşin ve düzenbaz olmamız öyle doğaldır ki! Başkalarına gösterdiğimiz ilgi,
Edebiyat
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,664 okunma
Sözde arkadaşlarımız uzun zamandır pek umrumda değildi. Gelip gidiyorlardı, biz de onlara gidiyorduk, falan. Akşam yemekleri, çocuklar, dağ kulübelerine haftasonu turları, yurtdışındaki kiralık yazlıklara seyahatler.. Bitmek tükenmek bilmeyen bir harala gürele. "
Sayfa 25 - Yky