Orhan Veli, şiiri sarayların yüksek duvarlarından alıp halkın sıcak sofrasına taşıdı. O, süslü ve uzak kelimelerin yerine, günlük yaşamın sıradan ama bir o kadar da güçlü sesini koydu. Şiiri, yalnızca bir sanat değil; bir buluşma, bir kucaklaşma hâline getirdi. Mendilin vapura sallanışı, çocukların sokakta koşuşu, simidin taze kokusu onun dizelerinde hayat buldu. Böylece şiir, elitlerin meşguliyetinden sıyrılıp halkın yüreğine, halkın diline indi. Orhan Veli, kelimeleri sıradan insanın dilinde özgür bırakarak şiiri herkesin ortak belleğine dönüştürdü; şiiri halkın kendi öz sesi yaptı. Onun dizelerinde, şiir artık ulaşılmaz bir tepe değil, herkesin içinde yaşadığı bir şehir, herkesin yoldaş olduğu bir yoldur.