Her sayfada insan alıntı yapmak mı ister bu böyle bir kitap;
Bu kitap sadece bir aşk kitabı değil; aynı zamanda insanların sevme biçimleriyle, eksikleriyle ve bazen sevgiyi bile doğru yaşayamayışlarıyla yüzleşmesini sağlayan duygusal bir metin.
Belki de Biz Sevemedik, okuru ilk sayfadan itibaren yoğun bir duygunun içine çeken, neredeyse her cümlesi alıntı yapılabilecek kadar güçlü bir duygu dili taşıyan bir kitap. Cuma Bozkurt, bu kitapta aşkın romantik tarafını değil; daha çok eksik kalmış duyguları, zamanında söylenmemiş sözleri ve insanın içindeki kırık yerleri anlatıyor.
Kitabın en dikkat çekici yanı, ağır bir anlatımdan çok sade ama kalbe dokunan bir dil kullanması. Bu yüzden okurken birçok cümlenin altını çizmek istiyorsunuz. Sanki yazar uzun uzun açıklamalar yapmak yerine, kısa ama yoğun cümlelerle okurun kendi hikâyesini hatırlamasını sağlıyor.
“Belki de biz sevemedik” düşüncesi aslında kitabın merkezinde duran bir yüzleşme. Bazen insanlar birbirini sevmemiş değildir; sadece doğru zamanda, doğru şekilde sevememiştir.
Kitap da tam olarak bu duygunun etrafında dolaşıyor: eksik kalan sevgiler, yarım kalmış ilişkiler ve insanın kendisiyle yaptığı iç konuşmalar.
Bu nedenle kitap fazlasıyla duygusal bir atmosfere sahip. Bazı sayfalar neredeyse bir şiir gibi akıyor ve okuyana hem hüzün hem de tanıdık bir duygu bırakıyor. Okur, satırlar arasında kendi yaşadıklarını bulabiliyor.
Kısacası “Belki de Biz Sevemedik”, edebi olarak karmaşık bir yapıdan çok duyguların yoğunluğuna dayanan bir kitap. Her kelimesinin alıntı yapılacak kadar etkili görünmesinin sebebi de bu: yazarın kullandığı sade ama derin dil.