Ishtar

Darağacının devrimlerin yok edemediği tek anıt olduğunu söylemiştik.Gerçekten de toplumu budamak, dallarını koparıp, kellesini uçurmak için gelen devrimlerin insan kanına doyduklarına nadir rastlanır, ölüm cezası ellerinden kolayca bırakmadıkları bir cezadır.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan için çalışan insanın kokusuna karışmış bir mayhoş koku burnuma doluyor, insanoğlu alışan hayvandır, der Dostoyevski Ölüler Evinin Hatıraları'nda kokuya, derde, pisliğe, felakete, rahata ne çabuk alışılır.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Nihayet öküz arabaları asfalt yola gübrelerini, kumlarını, killerini, çamurlarını dökerek mağrurane şehre girdiler.Kasaba çarşılarını mahut gıcırtı bir öğleüstü doldurdu.Esnaf suratını astı.Belediye reisi istifayı bastı. Dairesinden kahramancasına çıktı.Şehir esnafı şekerci sinden tutun da berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar. Yine kimse aklına bu şehir yapıp edenin,daha da yapıp edecek olanın şu beğenmedikleri öküz arabaları olduğunu, onların paltolarına, eteklerine sıçrattıkları sarı, kırmızı, kara çamuru öpmeleri süpürmemeleri lazım geldiğini düşünemedi.   Belediye reisi işte bu iktisadi sebepten mahzun, mağrur, kahraman evine döndü. Fakat esnaf onun bisikletlere yaptığı iyiliği unutamadılar. O bir daha şıkır şıkır parladığını göremeyecekleri asfaltın bir daha gölgelerini bile göstermeyeceğini anlayınca eski belediye reisini Mebus seçtiler
Sayfa 27·Kitabı okudu
Yedi sene evvel bir sabah evden çıktım, dedi. tam yirmibir yaşında idim. bir şubat ayı idi. ama bizim dere içi bir bahar sabahı gibi ılıktı. menekşeler kokuyordu. ben kucağımda çiçeklerle beyoğluna çıktım. çiçekpazarında çiçekleri sattım. hiç içki içmemiştim; içtim. üç sene evvel evlenmiştim ama hiç boyalı kadın koklamamıştım; kokladım. ondan sonra eve gitmedim. sağ mı ölü mü evdekiler bilmem.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Trifon toprağı sevmez, ona hürmet ederdi. Çünkü birçok sevdikleri orada, onun altında, aklın durduğu bir yerde yaşıyorlardı. Fakat toprağın üstünde koşan, onun üstünde beş on para kazanmak kaygısıyla dönüp dolaşan insanlar ne tuhaf mahluklardı. Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı.
Sayfa 14·Kitabı okudu