Daha önceki iki romanının, 'iyi adam Sadık' daha sonra 'kötü adam Adil', şimdi de 'meraklı adam Öcal'ın' daha önceki kahramanlarla birlikte çözdüğü bir dedektif romanı.
Romanda da söz edildiği gibi, yazar ve roman kahramanı, gönderdiği metni geri çeviren editörün önerilerini, bu romanı yazıp yazmayacağını, nasıl yazacağını, o ya da bu kişinin iyi bir roman tipi olup olmadığını, karakterlerin değişip değişmeyeceğini vs. biz okuyucuyla roman boyunca tartışıyor. Yani olaylar gelişirken, romanın meta bakış açısını da izliyoruz. Bu nedenle ilginç bir kitap. Hani roman yazmaya heveslenen yazarlar için el kitabı gibi bir şey.
"Yazarken Tanrı olmaktan vazgeçip olaylara biraz daha meraklı sıradan birisinin gözüyle bakmaya ne dersiniz?" S. 9 diyor Editör.
İlk önce Sadık sonra Adil, şimdi ise kimi zaman Öcal kimi zaman eski adlarından birini veya ikisini kullanan dedektifin yardımcı kahramanları diğer dizideki gibi aynı kişiler: Pınar (pek genç sevgili, neredeyse A.S.Öcal pedofil mi diyeceğim), Meral (kim olduğu belirsiz, hastalık hastası, pandemide daha da üşütük bir ruhhastası), Zeynel, & Hüso mafyatik komik ikili, kirli işleri üstlenen badiler.
Bu romanda hem yazar hem dedektif olan kahramanımız kaybolan bir tiktok'çu kızın peşine düşüyor. Kendi kendine bu görevi veriyor. Neden... Eeee, meraklı ya, mahalledeki bir olaydan dolayı meraklanıp bu kızı bulmayı kendine görev ediniyor.
Kızın adı ne? Mutena! O da ne demek? Google göre: En iyi ve en güzel olması için dikkat ve özen gösterilmiş, özenilmiş, özenli, îtinâlı: “Mûtenâ bir sanat eseri.” 2. Benzerleri arasında üstün nitelikleriyle göze çarpan, önemli bir yeri bulunan, seçkin, önemli, mühim: “Mûtenâ bir kadın”
Bu kayıp kız pek de seçkin değil onu belirteyim. Kayıp olması dışında herhangi bir rol oynamıyor. Tiktok