“Roman geniş bir alandır, sarkmalara müsaittir; öykü dar bir alandır, oya gibi işlemek gerekir, şiir ise büyüteç altında, neredeyse kuyumcu terazisinde ölçüle biçile yazılan bir türdür" derlerdi eskiden.
Uykuların doğusuna başlarken, biraz neşeli bir şey yazayım istedim. Çok renkli, neşeli olsun istedim ama sonuç öyle olmadı galiba. Neşeyi yazayım derken neşenin hüznünü yazdım.
Bilgiden sonraki bilgisizlikle katıksız bilgisizliğin karışımından oluşan cehaletin nasıl bir cevher olduğunun bilincine o romanı yazarken vardım. .... Yazarın sezgileriyle bir bilinç halini temsil ettiğini söylüyorum.