“Bilmem,” diye güldü genç, “sadece sevdim seni. O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım.”
"Tragedyayı doğuran şey, dünyanın bizi değişime maruz bırakmasına izin vermektense onu katletmeyi yeğlememizdir." Başkalarının bizi değiştirmesine müsaade etmektense her şeyi yok etmeyi yeğleriz, zira hayatımızın başında birtakım insanların bizi nasıl değiştirdiğine dair güçlü hatıralarımız vardır
Sanki üniversitede felsefeye giriş eğitimi alıyorum gibi hissetiren bir kitaptı. Konuları pragraf paragraf tane tane açıklaması, birçok yerde akademik felsefeye yer vermek zorunda kaldıktan sonra örneklerle açıklaması ile harika bir kitaptı. Ayrıca her konuyu anlattıktan sonra o konuya getirilmiş eleştirilere yer vermesi kitabı daha güzel yapmış diyebilirim.
Kitap okurken hiç not tutmamış birisiyken bu kitabı okurken not tuttum.
Şimdi gelelim eleştirilere:
Yazarın kitabı yazarken bazı yerlerde kendi düşüncelerini belirtmesi kitabı akademik bir kitap olmaktan bir tık uzaklaştırmış.
Kendi düşüncelerini konuları anlatırken ne yönde olduğunu daha rahat hissedebiliyorsunuz.
Son bölüm yani "Eğitim Felsefesi" bölümü kitapta diğer bölümlere göre daha sönük kalmış. Bu bölüm için şunları düşünmekteyim açıkçası: kitap uzasın diye veya bu konuya da değindim demek için yazıldığını düşünüyorum.