📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Berlin'de Martin Gropius binasında bir dönem ağırlanan ve sonra evsiz kalan Şeyler Müzesi bana tam tersinin de doğru olabileceğini, zekâyla ve mizahla her şeyin toplanabileceğini, sevdiğimiz her şeyi ve sevdiğimizle ilgili her şeyi toplamamız gerektiğini, bir evimiz ve müzemiz olmasa da, topladığımız koleksiyonun şiirinin eşyaların evi olacağını öğretti"
Bir kitap okudum dostlar, beklediğimden çok farklı çıktı. Yani nasıl anlatılır bilmiyorum ama yukarıdaki alıntı kitabın yazılma amacını özetleyen cümle. Koskoca bir müze yapmak insanın hayatını "Sergilemektir".
Byung Chul Han diyor ki: "Sergilemek sömürmektir." Yani bir aşkı sömürüyor zannımca. Bir hayat ölümsüz olsun derken onu sömürerek bize sergiliyor. Özel bir hayat ki her hayat özeldir bunu teşhir etmek benim için hiç doğru değil.
Gelelim aşka.... "Biraz diken olmazsa, aşk gülünün kokusunu alamazsın." diyor "Mecnun". Biz derbeder olmuş, aşkı yüzünden şirketini batırmış bir adam görürken o bu sözü söylüyor. Biz yıkılmış bitmiş bir insan görürken o bu durumdan gayet memnun. En son diyor ki
"Normal hayata dönebileyim diye bir gece Allah'a yalvardığımı hatırlıyorum." Herkes normal bir hayat ister mi bilemem ama geçirdiğim onca yoğun bir yıldan sonra ben bu duruma hak veriyorum. Ben de normal bir hayata dönmeyi iple çekenlerdenim artık. Normal durumdaki bir insan ise hayatında aksiyon ister pandemi döneminde de bunu yaşadım. Yani asıl arzu edilen "Değişimdir."
Dedik ki biz bakarken "Mecnun" çile çekiyor. Ama "Mecnun" bakarken "Dünya'ya" ne görüyor. Diyor ki Mecnun: "Hayat kısa ve çok güzel aslında Füsun,", "Önümüzde sınırsız bir zaman vardı. Dünya cennete yakın, ama yarı karanlık bir yerdi." diyor.
Geldik kapanışa. En can alıcı kısım şu cümle: "Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım."
Yani "Mecnun" aslında
Berlin'de Martin Gropius binasında bir dönem ağırlanan ve sonra evsiz kalan Şeyler Müzesi bana tam tersinin de doğru olabileceğini, zekâyla ve mizahla her şeyin toplanabileceğini, sevdiğimiz her şeyi ve sevdiğimizle ilgili her şeyi toplamamız gerektiğini, bir evimiz ve müzemiz olmasa da, topladığımız koleksiyonun şiirinin eşyaların evi olacağını öğretti