fiiliyatımızın kaynağı, kendimizi zamanın merkezi, nedeni ve sonucu zannetmeye bilinçsizce meyilli olmamızdadır. Reflekslerimiz ve gururumuz, teşkil ettiğimiz et ve bilinç parçasını bir gezegene dönüştürür. Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik; eğer kıyaslamak, yaşamaktan ayrılmaz olsaydı, mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bizi ezerdi. Ama yaşamak, kendi boyutlarına karşı körleşmektir
“Düşünce düzeyinde saklanan bilgi ile yaşantıların birikimi sonucu özümsenmiş bilgi birbirinden çok farklı. Yapmak ile oluvermenin farkı gibi. Yaparak olmaya çalışmak ile olurken yapıvermenin farkı gibi.”