Aldatanlar aldatmakla yetinmezler; onlar, ihanete uğrayandan bunun için üzülmemesini, kahırlanmamasını, dertlenmemesini, sevdiğinin bir başkasıyla yaşadığı hazzın üstüne kendi acılarının gölgesinin vurmasına izin vermemesini de isteyecek kadar bencilleşirler. İhanetin yarattığı ve hem aldatanın hem aldatılanın hayatına yayılan kederli gölgeyi, isterler ki aldatılan temizlesin, aldatanı vicdan azabından, suçluluktan, bir başkasını haksız yere üzmüş olmanın utancından kurtarsın; bunu elde edebilmek için aldattıklarının önünde alçalmayı, kendilerine acındırmayı, gülünç şaklabanlıklarla bir gülücük koparmaya uğraşmayı mubah sayarlar ama ne yaparlarsa yapsınlar bu armağanı aldattıklarından alamazlar; aldatılan, elinde kalan son silahı asla kendini aldatana gönül rızasıyla teslim etmez.
Sıcağa rağmen üşüyordum," demişti Cevat Bey, "korkmuyordum ama içim ürperiyordu, kaldırımlarda yürüyen insanlar bana bir başka âlemin insanları gibi gözüküyorlardı, onlardan, onların dünyasından koptuğumu, ayrıldığımı hissediyordum."
Bu kadın kendisine sahip olamayan erkeklerde kıskançlıkla beslenmiş bir hiddet, sahip olanlarda ise acı yaratıyordu; ya öfkeye ya acıya sürüklediği erkeklerle, bu iki duygu arasında yaşadığı şehvet parçalarına da aşk diyordu.
Ayda on beş dolar verebilecek birine doğru dürüst bir daire sağlamak iyi bir iş .bence de ... ama diğer insanların sırtından değil. Vergileri yükseltiyorsa, diğer bütün kiralan yükseltiyorsa, kırk dolar kazanan adamı fare deliği gibi bir yerde oturmaya mecbur, ediyorsa, o zaman iyi bir şey değil. New York'da olan da bu. Modern bir apartman dairesinde oturmaya kimsenin parası yetmiyor. Ancak çok zenginlerle çok yoksullar oturabiliyor. Orta halli bir karıkocanın oturmak zorunda kaldığı o onarılmış eski evleri hiç gördün mü? Dolap kadar mutfaklarını, su tesisatlarını biliyor musun? Onlar öyle yaşamaya zorlanıyor, çünkü yeterince beceriksiz değiller de ondan. Haftada kırk dolar kazanıyorlar diye, konut projelerine almıyorlar onları. Oysa lanet olası projenin parası hep onlardan çıkıyor. Vergileri veren onlar. O vergiler yüzünden, kendi kiraları yükseliyor. Onarılmış eski evden, onarılmamış eski eve, oradan da daha kötüsüne taşınmak zorunda kalıyorlar. Benim niyetim, hiç kimseyi yalnızca on beş dolar kazanabiliyor diye cezalandırmak değil. Ama kırk kazananın niçin cezalandırdığını anlıyorsam