Sümeyye

Sümeyye
@Isumeyye
25.08.2025♡ Oğuzhan♡
8/10
·200 syf.··
2024 82. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 16:20
Her şeye baskın gelen ve bazen en tehlikeli duygu değil midir aşk? Böylesine tehlikeli bir duygudan kurtuluş var mıdır? Başka biriyle evlenseniz unutabilir miydiniz o en derinde sakladığınız aşkı? Peki ondan kilometrelerce öteye gitseniz ve haber almasanız? Bu kitap aşkı uğruna insanların yapamayacağı şey olmadığını gösteriyor. Sanırım aşk dışarıdan baktığımızda o izlemeye doyamadığımız, masmavi, sonsuza uzanan denizler gibi. Bir noktadan sonra fazla açıldığını fark ediyorsun, boğulmamak için çırpınıyor, çırpındıkça daha da dibe batıyorsun. Meliha'nın yaptıklarını asla doğru bulmuyorum ama onu anlıyorum. Az bir sevgiyle yetinemezdi o. Onun istediği 'sevginin her türlü manasıyla' sevilmekti. Onun istediği bağlılık, ihtiras, aşktı. Necdet'in ise bir kez Meliha'da aşkı bulduktan sonra kurtuluşu yoktu ama bunu bilmiyordu. Tabii ki her şeye rağmen bu hikayede insanlar daha az yara alabilirdi. Birlikte olmaya mecburdular ama başkalarına acı çektirmeye hakları yoktu. Üstelik aşkları uğruna en masum insanları kullandılar. Yazar, kadın ruhunu bazı yerlerde çok güzel hissettirmiş. Ama ihanet eden kadını kötü, erkeği iyi göstermesini doğru bulmadım. Sanki kadın başına silah dayamış da zorla ilgi görmüş gibi bir anlatım. Yok sarhoşluğun etkisinde, yok arkadaşının zoruyla... Bence Necdet ne zavallı ne dürüst bir karakterdi. İlgiye doymuştu, heyecan arıyordu, bu heyecanı da yasak aşkta buldu, gittikçe daha da saplandığı bir bataklığa dönüştü bu yasak aşk, hepsi bu. Olayların akışı ve kitabın sonu çok tahmin edilebilir. Ama sade dili sayesinde kolayca okunuyor. Karakterlerle empati yapmanızı ve dolayısıyla bağ kurmanızı sağlıyor. Tavsiye ederim.
Edebiyat
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·194 syf.··
2024 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2024 16:47
Etkisinden çıkamamaktan korktuğum için, uzun zamandır ertelediğim bir kitap Hakkari'de Bir Mevsim. Doğu görevimin bitmesine sayılı günler kala okumaya başladım. Yaşadığım duyguları öyle güzel ifade ediyordu ki iki yüz sayfa daha olsaydı da okusaydım diye düşündürdü beni. Kitabı okurken doğuda yaşadığım iyi kötü günlerim gözümün önünden geçti. O ilk yıllardaki boşluk, yokluk, anlamsızlık duygusu, buraya gelirken sanki başka biriymiş de onun adına yolculuk yapıyormuş hissi, kendini bile unutmak, geçmişini unutmak, eksik hissetmek, umutlar, vazgeçişler, zamanın daha yavaş akması, bir süre sonra kendinden bile vazgeçip öğrencilerini düşünmek, onlar için üzülmek ama çoğu zaman elinden bir şey gelmiyor olması, hayallerindeki bütün çocukların hayatını değiştireceğim düşüncesinin gerçekçi olmadığını farkedip üzülmek, her defasında onlara daha sıkı sarılmak, sevgiyi ilk senden öğrenen çocuklar olduğunu görmek, hayatlarına biraz da olsa dokunmak, yıllar sonra bile unutamayıp özlemle aradıkları öğretmen olmak, onlardan güç almak ve sonunda onlardan ayrılırken gözyaşlarını tutamamak... Şırnak'ta kaç mevsim geçti sayamadım ama öğrencilerimle birlikte 'ben de öğrendim'. İnsanca yaşamayı, sevmeyi, sevilmeyi, iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı, kendimi...
Edebiyat
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayınları · 201713,9bin okunma
10/10
·687 syf.··
2024 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2024 13:28
Okuduğum en sarsıcı kitaptan söz etmek istiyorum. Edebi, gerilim, psikoloji, felsefe, polisiye türlerinin mükemmel şekilde ele alındığı bir kitaptan söz etmek istiyorum. Raskolnikov iyilik yapmak için ya da bir ideal uğruna kötü biri(leri) öldürülür mü sorusunu getiriyor akla. Bir katil için ölüm alışkanlık haline gelecek olmasaydı bu soruya evet diyebilirdim. Ama kendisinin katil olmadığını savunan Raskolnikov bile, tefecinin kardeşini istemeden öldürüyor ve kapıcıyı öldürmeyi aklından geçiriyor. Dolayısıyla ben bu soruya birey olarak hayır demek istiyorum. Bazen o kadar kötü insanlarla karşılaşırız ki bu insanla aynı dünyada nefes almamalıyım deriz. Masum bir çocuğu kaçıran bir insanla, cinsel sapkınlıkları olan bir insanla, hayvanları işkence ederek öldüren bir insanla.. Bu insanlara ne yapılması gerekir? Bence insan tek başına kahraman olmaya çalışmak yerine, bu onu katil de yapabilir, toplum olarak bir şeyler yapmalı. Bazı insanların cezasını toplum belirlemeli. Çünkü o toplumda o insanla yaşayacak olan onlar. Belki bu sayede ağır suçların cezasını daha adaletli verebilirdik ve bazı suçlar bile azalırdı. Belki tüm bunlar olurken bu kadar korkuyla yaşamazdık. Meğer, neler yapabileceğini kendine kanıtlamak, bir şey olabilmek, düşüncesi ne kadar büyük bir duyguymuş. İnsana vicdanını yok etmek pahasına neler yaptırabilirmiş bu duygu. Meğer, Dostoyevski ve Nietzsche birbirine ne kadar benziyormuş. Güç istenci, merhametle ata sarılma sahneleri.. Meğer, suç işleme eğilimi herkeste varmış. Herkesin içinde az ya da çok merhamet olduğu gibi.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
4/10
·144 syf.··
2024 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2024 14:15
Tamam, bazı sayfalar güzel bakış açıları katıyor ama kitabı genel olarak sevemedim. İnsanca davranmaktan bahsediyor ama duygulara karşı çıkıyor. Duygular olmadan insan var olabilir mi? Robottan ne farkı kalır o zaman? Ölümün varlığını düşünerek kendimizi geleceğe dair her şeyden soyutlamamızı istiyor. Zaten unutulacaksın. Sadece iyi davran. Bununla ilgili düşünceleri bir türlü içselleştiremedim. Bu kitaptaki, stoa felsefesindeki, gibi her şeyin geçici olduğuna inanmıyorum çünkü ölümsüz olan çok şey var hayatta. Kaldı ki ölüm olduğu için daha çok keşfetmek ve dünyaya ya da kendi yaşamıma bir katkı sağlamak isterim ben. İçselleştiremediğim yerlerden biri de salatalık acıysa fırlat gitsin düşüncesiydi. Gerçek hayatta işler pek öyle olmuyor Marcus, ne yazık ki.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
10/10
·155 syf.··
2024 39. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2024 21:48
Toplama kamplarıyla ilgili birkaç film izlemiştim. Ama burada bulunan, kampın bütün acımasızlıklarını yaşamış birinden dinlemek çok başkaydı. Ben böyle kitaplarla karşılaştığımda kendimi şanslı hissediyorum. Düşünsenize, kitaplar sayesinde hepsiyle tanışabiliyoruz: Bir savaş esiri, idam mahkumu, bilim adamı, cezaevinde bir adam, çaresiz bir aşık, tarihi değiştiren bir lider.. Kitapta beni etkileyen olaylardan biri kamptaki birinin 30 martta kurtulacağına inanması ama bu tarih geldiğinde aniden o umudu kaybettiği için ölmesiydi. Yazara göre cesaretin aniden yitirilmesi de aynı etkiyi yapıyordu. Etkileyen olaylardan bir başkası ise, fazladan bir lokma ekmek alabildiğinde insanlığın ölmediğini düşünerek gözyaşlarını tutamamasıydı. Kitabı bitirdiğimde eşine ne olduğunu merak etmiştim. Biraz araştırdıktan sonra serbest bırakılan eşinin özgürlüğe koşarken yol açtıkları izdihamda öldüğünü anladım. Ne acı! Sevgisine, bu anlama, tutunarak hayatta kalan biri için! Ama hayatına yeniden devam etmeyi başardı yazarımız. Çünkü acıda bile bir anlam bulacağını biliyordu. Bazı kitapları okuduğunuzda birkaç gün etkisinden çıkamazsınız. Sen de o kitaplardan biriydin benim için. İyi ki tanıştım seninle.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma