Aforizmalar’ ı anlamak için, Kafka’ nın yazarken o anki ruh halinde olmak gerek… Düşündürücü, sorgulatıcı söylemleri var… 1 saatten az sürede okunabilir lakin, numaralandırılmış olan her bir aforizması tekrar tekrar okunmalı bence…
Teknolojinin olumsuz etkileri… Herkesin elinde bir telefon, saçma salak videolar kaydırılıp duruyor… Metroda, otobüste, durakta, markette, iş yerinde mesaide, öğle yemeği paydosunda, tv karşısında, yatakta uyumadan önce… Sonuç avm’ nin ortasında altına işime videoları, kırmızı ışıkta araçtan inip twerk yapmaya başlama… Gibi gibi gibi…
“Artık kimse dinlemiyor. Duvarlarla konuşamıyorum, çünkü bana bağırıyorlar. Karımla konuşamıyorum; duvarları dinliyor. Söylemem gereken şeylerin birilerinin duymasını istiyorum sadece” S:104… Bu alıntıyı paylaşmadım inceleme kısmına ayırdım… Evin oturma odası duvarları romanda tv ekranı devvvv plazmaaa şeklinde seversinizzz! Hem de 3 duvar da ! Kahramanımız duvarlarla o yüzden konuşamıyor… Karısı o kadar bağımlı ki o duvarlara 4 duvarı da plazma tv yapalım diyor… Karısı ile de bu yüzden konuşamıyor…
Kitap ile yazılacak çok güzel şeyler var… Kısa öz tutmak en iyisi, zaten kimsenin kimseye ayıracak vakti yok öyle değil mi?… :)))
Kıymetli okuyucular, aşk, gurur, önyargı, entrika gibi şeylerden hoşlanıyorsanız buyurunuz… Genellikle aşk romanlarını pek sevmediğim için sürenceme ile biten bir kitap oldu benim için… Jane Austene’ den doğal, olağan sadelik ile yazılmış bir eser.. Kızlarını evlendirme derdine düşen Mrs.Bennet ve Lydia(Necla) sizi unutmayacağım.. Tabiki favorim Mr.Bennet :))
Kitabın puanlanmasında bence diğer okurlar haksızlık etmişler… Kitabı okurken rahmetli Kemal Sunal’ ın filmi aklıma geldi… Mizahi olarak depresyon durumu işenmiş olup, ufacık bir umut tohumunun herşeyi nasıl değiştirdiği gözler önüne serilmiştir… Okumanız dileğiyle…
Tahmini okuma süresi 3 saat olan bir kitap. Lakin 30 günde bitirilmesi gerek… Siz de çok düşünenlerdenseniz okuyabilir ve pişman olmazsınız... Toltstoy gibi bir düşünürün, kendi itiraflarını kaleme aldığı önemli bir başyapıt. Tekrar, tekrar ve tekrar okunması gereken, her okunduğunda da yeni anlamlar ve ifadeler çıkarılabilecek bir kitap. Son olarak Tolstoy’ a anlamsız ve boş gelen bir hayat bize niye dolu dolu gelsin ki…