James Fraser

James Fraser

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
152 günde okudu
·
2021 5. kitabı
Özkan Gözel
8/10 · 20 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?

James Fraser

, bir kitabı okumaya başladı
Friedrich Nietzsche
8.1/10 · 5,1bin okunma
Üstün İnsan Tarifi
Puan vermedi·240 syf.··
2017 1. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2017 20:46
Aristo’nun üstün insan tarifi: “… Kendini boşuna tehlikeye atmaz. Çünkü onu kaygılandıran pek az şey vardır. Ama önemli durumlarda hayatını bile seve seve verir. Bazı şartlarda yaşamanın anlamı olmadığını da bilir. İnsanlara yardıma koşar, kendisine yardım edildiğinde ise utanır. İyilik, bağışlamak bir üstünlük belirtisidir. İyilik görmekse bir alçalmadır. Kamu gösterilerine katılmaz. Sevdiği sevmediği ortadadır. İnsanları ve nesneleri umursamadığından dürüst davranır, açık konuşur. Gözünde hiçbir şey fazla büyük olmadığı için, hiçbir şeye de fazla hayranlık duymaz. Ancak dostuna karşı alttan alır, aksi taktirde bu tür davranış bir köle özelliğidir. Garez nedir bilmez, olayları unutur, yürek incitecek şeyler üzerinde durmaz. Konuşmak için can atmaz. Övülmek veya yerilmek onu ilgilendirmez. Düşman da olsa başkaları hakkında kötü konuşmaz, ancak o kişi kendi kendinin düşmanıysa iş değişir. Ağırbaşlı davranır, sesi toktur sözleri ölçülüdür, telaşlı değildir. Hiçbir şeye fazla önem vermediği için de hiddete kapılmaz. Cırtlak ses, acele adımlar, kaygı içindeki insanlara yakışır. Hayatın cilvelerini vakar ve sükunetle karşılar, az sayıdaki askerini büyük bir savaş stratejisi ile yöneten usta bir general gibi, içinde bulunduğu durumdan elinden geldiğince yararlanır. En iyi dost kendisidir, yalnız kalmaktan hoşlanır. Erdemi ve yeteneği olmayan kişinin en büyük düşmanı ise kendisidir. Yalnızlıktan o korkar..
Nikomakhos'a EtikAristoteles · Say Yayınları · 20141,457 okunma

James Fraser

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.··
39 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2017 20:46
·
2017 1. kitabı
Aristoteles
8.6/10 · 1.457 okunma
Ne’nin Söz’e konu olmasıyladır ki Varlık sahnesi açılır: Ol! Açılan bu sahnede Varlık, Oluş kipinde, bu demektir ki Zamanda, dahası zaman olarak zuhur eder. Söz’ün Ne’den sonra olması gibi, onun başlattığı Oluş dahi neden sonradır. Bu gecikme ya da bu sonradanlık (hudus) geçmiş ama geçmemiş bir geçmişin, her geçmişe öncel bir geçmişin izi olarak Oluş’a damgasını daha baştan vurmuştur. Oluş (Varlık) kendi kendi ile izah edilebilir bir şey, dolayısıyla anlamı kendinden menkul bir şey olmaktan çıkmaktadır o zaman; öyle ki buradan “beri” ve “öte” fikri doğmaktadır. Sonuçta, ezeli-ve-ebedi bir şey olmaktan Varlık dönüp dolanıp Ne’ye irca olunmaktadır.
Felsefe